FUNDAMENTALİZM
ALPEREN GÜRBÜZER
Fundamentalizm kavramı Müslüman kesimi karalamak için kullanılan bir silah olmasına rağmen, bu meselenin sosyolojik bir problem olduğu ve İslam’ın mayasından kaynaklanmadığını ifade edebiliriz.
İlim ve tefekkürden nasibini almayan bir takım eylem hasta ruhların çığırtkanlıklarını ölçü alıp da; ‘İşte İslam Fundamentalizmi budur’ tarzında söylem geliştirmek hakika
...
BOLŞEVİK İHTİLALİ
ALPEREN GÜRBÜZER
Nasıl ki Fransız ihtillalin nedeni eski Fransa ise, Bolşevik ihtilalin müsebbibi de eski Rusya’dır.
Her şey kilise ve Çar’ın elinde, onlar ne diyorsa o oluyordu. Her ikisi de merkezi teşkil ediyordu. Merkezin etrafında ise büyük toprak ağaları vardı, yani asiller. Köylüler toprağa bağlı adeta köle idiler. Bu yüzden köylü mevcut kurulu rejime büyük bir öf
...
ANKARA ANKARA OLALI BÖYLE BAŞ OLMAMIŞTI
ALPEREN GÜRBÜZER
Baş baş olmalı ki ayaklar kokmasın. Balık baştan kokar sözü doğruluyor herşeyi zaten. Biz burda baş kavramını insan çerçevesinde değil, şehir açısından irdeleyeceğiz.
Bilindiği üzere İstanbul medeniyetlerin başkenti aynı zamanda... Çünkü; Roma-Bizans-İslam medeniyetlerinin bulunduğu alan burası. Osmanlılar ilk başkent nüvesini Söğüt’
...
BALANS AYARI İLE HİZAYA MI SOKULUYORUZ?
ALPEREN GÜRBÜZER
Türkiye’nin dış politikası, üç aşağı beş yukarı Osmanlı’nın özellikle son döneminde uygulanan dış politikaların bir tür devamı niteliğinde gözüküyor. Yorgun düşmüş Osmanlı ebed müddet ülküsü gereği güçler arasında hep iki arada bir derede mekik dokuyordu adeta. Tıpkı Türkiye’nin kurucularının kurtuluş savaşı sırasında Rusya’ya yakın
...
ANAYASA VE LAİKLİK TARTIŞMALARI
ALPEREN GÜRBÜZER
Kıblemizi Batıya çevirmek isteyen müstemleke ocağının başını Mustafa Reşit, Ali Paşa ve Fuat Paşalar oluşturur. Avrupalılara teminat adına Batıcılık güdülüyordu. Avrupalılar da, “Islahat, ıslahat...” diye başımızda bağırıyorlardı. Hiç kimse de Batılılara; “İç işlerimize karışamazsınız” diyemiyordu zaten.
Derken sonunda müstemleke (uydu) ocağı diye
...
ANASOL HÜKÜMETİNİN YARALARI SARILDI MI?
ALPEREN GÜRBÜZER
Cumhuriyetin ilk yıllarında KİT’lerin açılması makul bir olaydı. O şartlar içerisinde ekonomik bilinç ancak KİT eliyle gerçekleştirilebiliyordu. Zaman içinde devlet ekonomide tekelleşmesini sürdürmeye devam edince KİT’ler (Kamu İktisadi Teşekkülleri) faydadan çok zarar getiren bir mekanizmaya dönüştü. Derken devlet aygıtı sırtımızda bi
...
ULU HAKAN ABDÜLHAMİD HAN
ALPEREN GÜRBÜZER
Yıllardır geçmişe husumet ve padişahları karalamak meziyet addedilmiş. Söğüt’te atılan mayanın neşvünema bularak üç kıtaya hükmeden imparatorluğa bu denli kötümser gözle bakmak bilmem hangi mantıkla izah edilebilir? Şu bir gerçek tarihin farkında olmayanlar bugünü de yaşayamaz.
Tarihi övgü ve sövgü eksenine oturtmak içinde bulunduğumuz acı manzara
...