<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-9"?>

<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
	<channel>
		<title>Siyaset, Bilgi, eğlence, program indir,oyun indir,türk tarihi,genel kültür</title>
		<link>http://www.forumsancak.com/</link>
		<description>Hayata dair Her konuda tartışma ve paylasma imkanı sunan bir forum</description>
		<language>tr</language>
		<lastBuildDate>Thu, 09 Sep 2010 02:35:34 GMT</lastBuildDate>
		<generator>vBulletin</generator>
		<ttl>60</ttl>
		<image>
			<url>http://www.forumsancak.com/images/misc/rss.png</url>
			<title>Siyaset, Bilgi, eğlence, program indir,oyun indir,türk tarihi,genel kültür</title>
			<link>http://www.forumsancak.com/</link>
		</image>
		<item>
			<title>Tarkanın Dansçıları Haber Oldu</title>
			<link>http://www.forumsancak.com/turkiyeden-haberler/12810-tarkanin-danscilari-haber-oldu.html</link>
			<pubDate>Wed, 08 Sep 2010 22:22:03 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Mega Star Tarkan Tevetoğlu'nun Yabancı Kökenli dansçılarla çalıştığını medyaya duyuran menejerleri. Start the fire Klibindeki dansçıların hepsi Türk...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><!-- google_ad_section_start --><div align="left"><font color="#000000">Mega Star Tarkan Tevetoğlu'nun Yabancı Kökenli dansçılarla çalıştığını medyaya duyuran menejerleri. Start the fire Klibindeki dansçıların hepsi Türk Dansçıların çıktığı iddia edildi. Elektronik Haber Ajansı (e-ha) muhabiri Yılmaz KÖKLÜ'nün edindiği bilgiye göre, Leventte Danstudyo Dans Krusunda Koreografi çalışmalını sürdüren dans salonundaki dansçılar: &quot;Tarkan Tevetoğlunun Medyada Çıkan Dansçıları Yabancı Kökenli olduğunu söylüyorlar fakat biz Türküz vatanımızıda milletmimizi de çok seviyoruz Tarkanın dansçıları yabancı diye medyaya duyurmaya gerek yok hepimiz Türkiyede Doğduk ve Türkiyede yaşıyoruz&quot; diyorlar. Tarkan veya başka bir yetkili Menagerinden herhangi bir açıklama yapılmadı. (e-ha) Özel Haber</font></div> <br />
<div align="left"><font color="#000000">Detaylar: <a href="http://www.danstudyo.com/" target="_blank"><a href="http://www.danstudyo.com/" target="_blank"><font color="#810081">http://www.danstudyo.com</font></a></a> </font></div><!-- google_ad_section_end --></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.forumsancak.com/turkiyeden-haberler/"><![CDATA[Türkiye'den Haberler]]></category>
			<dc:creator>iko34</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.forumsancak.com/turkiyeden-haberler/12810-tarkanin-danscilari-haber-oldu.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Tarkanın Dansçıları Haber Oldu</title>
			<link>http://www.forumsancak.com/konu-disi/12809-tarkanin-danscilari-haber-oldu.html</link>
			<pubDate>Wed, 08 Sep 2010 22:08:13 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Mega Star Tarkan Tevetoğlu'nun Yabancı Kökenli dansçılarla çalıştığını medyaya duyuran menejerleri. Start the fire Klibindeki dansçıların hepsi Türk...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><!-- google_ad_section_start --><div align="left"><font color="#000000">Mega Star Tarkan Tevetoğlu'nun Yabancı Kökenli dansçılarla çalıştığını medyaya duyuran menejerleri. Start the fire Klibindeki dansçıların hepsi Türk Dansçıların çıktığı iddia edildi. Elektronik Haber Ajansı (e-ha) muhabiri Yılmaz KÖKLÜ'nün edindiği bilgiye göre, Leventte Danstudyo Dans Krusunda Koreografi çalışmalını sürdüren dans salonundaki dansçılar: &quot;Tarkan Tevetoğlunun Medyada Çıkan Dansçıları Yabancı Kökenli olduğunu söylüyorlar fakat biz Türküz vatanımızıda milletmimizi de çok seviyoruz Tarkanın dansçıları yabancı diye medyaya duyurmaya gerek yok hepimiz Türkiyede Doğduk ve Türkiyede yaşıyoruz&quot; diyorlar. Tarkan veya başka bir yetkili Menagerinden herhangi bir açıklama yapılmadı. (e-ha) Özel Haber</font></div> <br />
<div align="left"><font color="#000000">Detaylar: <a href="http://www.danstudyo.com/" target="_blank"><a href="http://www.danstudyo.com/" target="_blank"><font color="#810081">http://www.danstudyo.com</font></a></a> </font></div><!-- google_ad_section_end --></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.forumsancak.com/konu-disi/">Konu Dışı</category>
			<dc:creator>iko34</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.forumsancak.com/konu-disi/12809-tarkanin-danscilari-haber-oldu.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>var oluşunun gereksinimi</title>
			<link>http://www.forumsancak.com/sizin-kaleminizden/12808-var-olusunun-gereksinimi.html</link>
			<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 07:03:49 GMT</pubDate>
			<description>İTİL, ATIL AMA, SATILMA ! 
DOĞRUL, DEVRİL AMA, EĞİLME ! 
...BESLEN, USLAN AMA, YASLANMA ! 
TANIŞ, KONUŞ, YAKLAŞ AMA, UZAKLAŞMA ! 
ZULMÜ DEVİR, NEFSİ...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><!-- google_ad_section_start -->İTİL, ATIL AMA, SATILMA !<br />
DOĞRUL, DEVRİL AMA, EĞİLME !<br />
...BESLEN, USLAN AMA, YASLANMA !<br />
TANIŞ, KONUŞ, YAKLAŞ AMA, UZAKLAŞMA !<br />
ZULMÜ DEVİR, NEFSİ DEVİR AMA, ÇAM DEVİRME !<br />
RAKİBİNİ GEÇ, SINIFINI GEÇ AMA, GÜLÜP GEÇME !<br />
EV AL, ARABA AL, ABDEST AL AMA, BEDDUA ALMA !<br />
OKUMAKTAN ZARAR GELMEZ AMA, LANET OKUMA !<br />
ELİNİ AÇ, GÖZÜNÜ AÇ, KAPINI AÇ AMA, AĞZINI AÇMA !<br />
DAVET ET,HAYRET ET, AF ET, TEVBE ET AMA. İHANET ETME !<br />
SATICI OL, ALICI OL, KALICI OL, BULUCU OL AMA, BÖLÜCÜ OLMA !<br />
HEDEFE KOŞ, CİHADA KOŞ, YARDIMA KOŞ AMA ORTAK KOŞMA !<br />
FİDAN BESLE, HAYVAN BESLE, ÇOCUK BESLE AMA, KİN BESLEME !<br />
EMEK VER, KULAK VER, BİLGİ VER AMA, HİÇ BİR ZAMAN BOŞ VERME !<br />
EŞİNİ BEĞEN, İŞİNİ BEĞEN, AŞINI BEĞEN AMA,KENDİNİ BEĞENME !<br />
GÜNLERİNİ SAY, SERVETİNİ SAY, BÜYÜKLERİNİ SAY AMA,YERİNDE SAYMA !<br />
PARANI VER, GÖNLÜNÜ VER, SELAM VER, CANINI VER AMA,SIRRINI VERME !<!-- google_ad_section_end --></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.forumsancak.com/sizin-kaleminizden/">Sizin Kaleminizden</category>
			<dc:creator>gönlüm</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.forumsancak.com/sizin-kaleminizden/12808-var-olusunun-gereksinimi.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>KADİR GECESİ</title>
			<link>http://www.forumsancak.com/sizin-kaleminizden/12807-kadir-gecesi.html</link>
			<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 19:11:41 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Fİ&#8217;LEYLETİ&#8217;L-KADR* 
*ALPEREN GÜRBÜZER* 
  
Rasulüllah (s.a.v) ashabına İsrail oğullarından dört kimseyi anlattı. Zira bunlar seksen sene ibadet...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><!-- google_ad_section_start --><font face="Times New Roman"><font size="7"><b>Fİ&#8217;LEYLETİ&#8217;L-KADR</b></font></font><br />
<b><font face="Times New Roman"><font size="3">ALPEREN GÜRBÜZER</font></font></b><br />
 <br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">Rasulüllah (s.a.v) ashabına İsrail oğullarından dört kimseyi anlattı. Zira bunlar seksen sene ibadet etmişler ve Allah&#8217;a biran olsun asi gelmemişler de. Öyle ki o söz konusu Salih insanları Eyyub, Zekeriya, Hızkıyl, Yuşa b. Nuh Peygamberleri dahi anlatmışlardır. Rasulüllah onları anlattıkça sahabe-i Kiramı hayrete düşürdü. Bunun ardından Cibril Emin geldi ve şöyle dedi:</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">&#8212;Ya Rasulüllah! Sen ve ashabın anlatılan sekiz kimsenin ibadetine hayret etmiş durumdasınız. Oysa Allah ondan daha hayırlısını bildiren bir sure yolladı, bu sürenin adı <b>Fi&#8217;leyleti&#8217;l kadr&#8217;</b>dır<b>.</b> Nitekim ayeti celile okunduktan sonra Rasulüllah (s.a.v) çok sevindi.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">Yahya b. Nüceyh anlatıyor: </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">İsrail oğullarından biri silah kuşandı, tam bin ay Allah yolunda savaştı. Bu durumu Habibi</font></font><br />
<font face="Times New Roman"><font size="3">Kibriya efendimiz ashabına anlatınca, yine hayretle dinlediler. Elbette ki o kimse Abid Şem&#8217;undan başkası değildi. Ashabı Kiram:</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">&#8212;Ya Rasulüllah! Demek ki geçmişte uzun ömürlü ümmetlerden bir adam Allah için bin ay (Seksen küsur sene) savaş yapabiliyormuş. Biz bütün ömrümüzü sebil etsek bu adamın sevabına erişemeyiz dediler. </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">Bunun üzerine Allah Rasulü gelen vahyi okudu: </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">Yüce Mevla&#8217;mız; <b>Şüphesiz, Onu (</b><b>Kur&#8217;anı<b>) indirdik biz.. Kadir gecesinde.. Sana bildirecek var mı, Kadir gecesinin ne olduğunu? Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve ruh o gece Rablerinin izniyle her iş için dururlar. Selamdır, esenliktir. O gece, ta fecrin doğuşuna kadar </b></b>(Kadr,1&#8211;5) mealindeki Kadir suresi nazil oldu böylece.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">Abdülkadir Geylani Hz.lerinin Günyetü&#8217;t Talibin eserinin sayfalarını çevirdikçe ayeti kerimelerin anlamını daha iyi anlıyoruz. Şöyle ki; Allahü Teala; <b>İnna enzelnahü fi&#8217;leyleti&#8217;l kadr </b>(<b>Kur&#8217;anı kadir gecesinde indirdik<b>)</b></b> derken; Kur&#8217;anın levh-u mahfuzdan yazıcı meleklere indirip Ümmet-i Muhammed döneminde parça parça yirmiüç senede Rasulüllah&#8217;a indirdiği manasınadır.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman"><b>Ve ma edrake ma leyleti&#8217;l kadr (</b><b>Kadir gecesinin nasıl olduğunu sana nasıl anlatmalı ki?<b>)</b></b> beyanıyla da Allah bu gecenin hayırlara vesile niteliğinde uğurlu bir gece olduğunu vurgulamak istiyor, yani hüküm gecesi olduğunu ilan ediyor.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman"><b>Leyletül kadr hayrün min elfi şehr (</b><b>Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır<b>)</b></b> beyanıyla kadir gecesinde yapılan bir amelin bin aylık amelden hayırlı olduğuna işaret ediliyor.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman"><b>Tenezzelül meaiketü verruhu fiha (</b><b>o gece melekler ve ruh iner<b>)</b></b> beyanıyla meleklerin gün batışından başlayıp tan yeri ağarıncaya kadar şereflendirdikleri belirtir.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman"><b>Bi izni rabbihim minkülli emr (</b><b>Rablerinin emri ile ve hertürlü hayırla<b>)</b></b> beyanıyla her türlü hayrı ve iyiliği getirirler manasınadır.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman"><b>Selam-</b>ile de melekler yeryüzündekilere selam verirler anlamınadır.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman"><b>Hakeza Rasulüllah (s.a.v) müjde dolu sözlerini şöyle bağlayıp;</b> Allahın beş gece ihsan eylediğini beyan ediyor ve bunların:</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman"><b>1-</b>Mucize ve kudret gecesi, </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman"><b>2-</b>Davet ve kabul gecesi, </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman"><b>3-</b> Beraat gecesi,</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman"><b>4-</b>Miraç gecesi, </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman"><b>5-</b> Kadir gecesi olduğunu sıralıyor.</font></font><br />
<font face="Times New Roman"><font size="3">Hadisi şeriflerde de anlaşıldığı üzere Allah (c.c) beş şey gizlemiş. Yani; </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman"><b>1-</b>Rızasını taatlarda, </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman"><b>2</b>- Gazabını masiyetlerde,</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman"><b>3-</b> Orta namazı kılınan namazlarda,</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman"><b>4-</b> Kadir gecesini Ramazanın son on gününde gizledi.</font></font><br />
<font face="Times New Roman"><font size="3">Kadir gecesinin alametlerini ise âlimler özetle şöyle izah ederler;</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">&#8212;Kadir gecesi ne soğuk, ne de sıcaktır,</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">&#8212;Köpek uluması bu gecede duyulmaz, </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">&#8212; Bu gecede Evliya-i kiramda hayret verici şeyler meydana gelir,</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">&#8212;Açık ve rahat gece olduğudur. </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">Evet, bin aydan hayırlı bir gece. Kelimenin tam anlamıyla hakkında özel ayet inen tek ışık kandilimizdir kadir gecemiz. </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">Kutsal olarak addettiğimiz zatlar, mekânlar, hatta üç boyutu aşan Miraç ve daha bilmediğimiz nice zamanlar var. Ki; bunlar Allah tarafından kullarına bahşedilmiş. Dolayısıyla Kur&#8217;anı Muciz&#8217;ül Beyan, Fahr-i Kâinat Efendimiz (s.a.v), Arafat, müzdelife, Hacer annemizin Safa ile Merve arasında say yaptığı tepeler, Mescidi Aksa, Mescid-i Haram, Ravza-i Mutahara gibi bir dizi mekânlar kutsallarımızdır. Herbiri hatıralarla yüklüdür. Kadir gecesiyle de kutsallarda olduğu gibi varlığımızı, kulluğumuzu hatırlarız. Bu yüzden Arifler; &#8216;<b>Her geceyi Kadir bil, her gördüğünüzü Hızır bilin&#8217;</b> demişler. </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">İşte Kadir gecesi, Cuma, Bayram, Haram aylar, duha ve namaz vakitleri gibi zamanlar bizatihi Yüce Mevla&#8217;mızca zamanlardan ayrı tutulmuş bize bir ikramı olsa gerektir. İkramdan da öte iç ferahlatıcı kurtuluşa vesile aydınlık kandilimizdir. Hürmette kusur eylememek adına kutsiyete tapınma değil, bilakis kendimize gelmek için herbiri birer fırsat araçlarımız. Sevdiğimizi onun için istemek sünneti seniyyeden şaşmamak kaydıyla güzeldir.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">Velhasıl; Allah&#8217;a ulaştıran her araç mukaddestir. </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">Vesselam.</font></font><!-- google_ad_section_end --></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.forumsancak.com/sizin-kaleminizden/">Sizin Kaleminizden</category>
			<dc:creator>dedekorkut1</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.forumsancak.com/sizin-kaleminizden/12807-kadir-gecesi.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>KARDEŞLİK</title>
			<link>http://www.forumsancak.com/sizin-kaleminizden/12806-kardeslik.html</link>
			<pubDate>Sat, 04 Sep 2010 20:31:12 GMT</pubDate>
			<description>KARDEŞLİK 
 
*      ALPEREN GÜRBÜZER* 
 
      Rasulallah (s.a.v):  
      *Yedi sınıf insan var ki Allah Teala onları hesap gününde özel rahmetiyle...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><!-- google_ad_section_start --><font face="Times New Roman"><font size="7">KARDEŞLİK</font></font><br />
<br />
<b><font size="3"><font face="Times New Roman">      ALPEREN GÜRBÜZER</font></font></b><br />
<br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">      Rasulallah (s.a.v): </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">      <b>Yedi sınıf insan var ki Allah Teala onları hesap gününde özel rahmetiyle gölgelendirecektir. Bunlardan birisi de Allah için birbirini seven iki arkadaştır. Üç şey varki, onlar kimde bulunursa o kimse imanın tadını bulur; Allah ve Rasulünü her şeyden daha fazla sevmek, sevdiğini Allah için sevmek ve İmandan sonra küfre dönmeyi ateşe atılmak gibi kötü görmek </b>(Buhari, İman,14,Müslim,67,Tırmizi, iman 10;) diye buyurmakta. </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">        Yine Habib-i Kibriya Efendimiz buyurdular ki;</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">       <b>Allah&#8217;ın dostları içinde öyle kimseler vardır ki, onlar nebi ve şehit de değillerdir. Fakat nebi ve şehitler onlara gıpta ederler.</b></font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">        Ashab:</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">        &#8212;<b>Onlar<b> kimlerdir Ya Rasulallah</b></b>?</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">         Efendimiz (s.a.v):</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">         &#8212;<b>Onlar<b> aralarında herhangi bir nesep bağı ve maddi alışveriş bulunmadan sırf Allah&#8217;ın muhabbeti ve rızası için birbirlerini sevenlerdir. Vallahi onların yüzü nur gibi parlamaktadır. İnsanlar korktukları zaman onlar korkmazlar, insanlar üzüldükleri zaman onlar üzülmezler.</b></b> </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">       Resulü Ekrem bu arada sözlerine ilaveten:</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">        &#8212;<b>Haberiniz<b> olsun! Allah&#8217;ın velilerine asla bir korku ve hüzün yoktur </b></b>(Yunus,62&#8211;64) ayetini okudu.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">         Yukarıda zikredilen ayet ve hadislerden de anlaşılacağı gibi kardeşlik duygusu çok mühim bir edep. Allahü Teala; <b>Kıyamet günü olunca.. Ortada sadece Allah için yapılan kardeşlik kalır </b>(Zuhruf 43/67) beyan buyuruyor çünkü.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">           İmamı Gazali (k.s); </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman"><b>            Sohbet ve arkadaşlık iki şekilde olur; birincisi tercih ve talep olmadan yapılan arkadaşlık, ikincisi ise kendi arzu ve iradesiyle. Sohbet bir kimseyle aynı meclisi paylaşmak ve aynı ortamda beraber yaşamaktır, bunlar da ancak sevgiyle olur. Birbirini samimi olarak sevmeyenler bir arada bulunamazlar </b>(İhya 2, 234. Beyrut,1992) buyuruyor.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">         Hak Teala; </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">         <b>Zalimlerden her biri o gün; Ne olurdu keşke bende o peygamberlerle birlikte bir kurtuluş yolu edineydim. Yazıklar olsun bana! Keşke falanı dost edinmeseydim der. </b>(Furkan25/27&#8211;29) </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">        Kardeş bildiğimiz insanlarıda kusur aramamalı, çünkü kusur aramakda büyük kusurdur. Karşımızdaki kişide kusur ve hata bulmakla zevkten dört köşe olanlar bilmiyorlar ki şeytanın ahlakını üstlenmiş oluyorlar. Ancak ve ancak Allahü Teala kusur ve noksanlıktan uzaktır, yaratılanı sevip Yaratandan ötürü Yunusu olmak varken bu öfke niye. Hepimiz kardeşiz, can yakmaya, ya da kalp kırmaya değer mi?  Zinnuni Mısri&#8217;ye kiminle arkadaşlık yapayım diye sorulunca cevaben;</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">        &#8212;Hastalandığın zaman seni ziyaret eden ve bir günah işlediğinde senin için tevbe eden kimseyle arkadaşlık yap demiştir. </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">        Kays b. Sa&#8217;d hastalanmıştı, ama arkadaşları ziyarette gecikmişlerdi, durumu araştırıp kendisine kendilerinde olan alacaklarından dolayı gelmeye çekindikleri öğrenince, bir münadi (tellal) tutup; Her kim ki Kays&#8217;a borcu varsa bilsinki şu ana kadar olan borçları silinmiştir diye ilan yaptırmıştır. Bunun üzerine evi ziyaretçilerle dolup taştı.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">        Fahreddin Raziye göre kardeşliği bertaraf nedenler: </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman"><b>        Dinde ihtilaf edip birbirine hasmani tutum sergilemekle, Nasslardan bozuk teviller çıkarmakla, kendi cemaatini hak bilip diğerlerini dışlamak veya onları batıl üzere olduğunu iddiasında bulunmak vs. </b><b>dir<b>.</b></b> </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">        Rasulullah (s.a.v); </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman"><b>        Kim dünyada bir Müslüman&#8217;ın kusurunu örterse Allah&#8217;da ahirette onun kusurunu örter </b>(Müslim. birr) ve ilaveten: </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman"><b>       Kimde bir Müslüman kardeşinin gizli hallerini ortaya çıkarıp yayarsa, Allah&#8217;da onun gizli hallerini ortaya çıkarır, onu rezil eder</b> (Ali el Muttaki, Kenzü&#8217;l ummal, 3 248 No:6381) diye beyan buyurdular.       </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">        Allahü Teala;  <b>Allahın size nimetini hatırlayın. Hani siz bir zaman birbirinize düşman idiniz; O kalplerinizi birleştirdi ve o&#8217;nun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Sizler bir ateş çukurunun kenarında idiniz. O sizi oradan kurtardı. İşte açıklıyoruz ki ayetlerini böyle açıklıyor ki doğru yolu bulasınız</b> (Ali İmran 3/ 102&#8211;103) diye kardeşliğin ehemmiyetine vurgu yapıyor. Bu ayeti kerimenin ışığında kardeşimizle yolda karşılaştığımızda selam verdikten sonra hal hatır sorup nasılsın demeli, nereye gidiyorsun,  ya da nerden geliyorsun dememeli. Çünkü bu tür sorgulamalar kardeşine eziyet verebilir, olur ya istenmeyen bir yerden gelmiş olabilir, dolayısıyla bu durum onu suçluluk psikolojisine iter ve gizli hallerinin ortaya çıkmasına yol açabilir de.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">       İmamı Gazali (k.s); </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">       <b>Kardeşini kınamaktan kurtulmanın bir yoluda insanın kendi halini düşünmesidir. Kusursuz insan var mı? Kusursuz insan arayan kimsenin herkesi terk edip bir köşeye çekilmekten başka çare yoktur. Kerem sahibi bir mü&#8217;min daima iyiliklere bakar, tabiatı bozuk münafık ise hep kusur peşindedir </b>(İhya 2,  256) der.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">       Dostluğun devamı için arkadaşına hep hüsnü zanla bakmak ve ona muhalefet yapmamak şart olsa gerektir. </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">      Ebu Said el- Harraz; </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">     Sofilerle elli sene beraber bulundum, bu süre içerisinde benimle onlar arasında hiçbir ihtilaf ve çekişmem olmadı. </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">      Merak edip sordular:</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">      &#8212;<b>Bu<b> nasıl oldu?</b></b></font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">       Cevaben:</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman"><b>&#8212;Çünkü ben onlarla beraberken hep nefsimin kusurlarıyla meşgul oluyor, kimsenin kusuruyla uğraşmıyordum</b> demiştir. </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">      Gerçekten de bu anlamda Sehl b. Abdullah et-Tüsteri (k.s):</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman"><b>      &#8212;Peygamberlerin meclisine bakmak isteyen kimse, Rabbani âlimlerin meclisine nazar etsin </b>demiştir.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">       Rabbimiz: </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">       <b>Mü&#8217;minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah&#8217;tan korkun ki, merhamet olunasınız </b>(Hucurat 49/10) beyan buyuruyor.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">     Hataları görmemeli. Allah merhamet sahibidir. Zira Mevla&#8217;mız imanla göç etmek şartıyla iyiliklerin biraz fazla gelmesiyle cennete gireceğimizi müjdeliyor. Ki; İbni Abbas (r.anh); iyiliği kötülüğünden fazla olanın hayır terazisi ağır gelip kurtulacağını belirtmiştir. Yüce Allah; <b>O gün kimin iyiliği kötülüğünden fazla ise o kurtulmuştur </b>(A&#8217;raf 7/8) diye müjdeliyor.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">      Bu dünyada iyi bir dost seçmeli. Bu yüzden atalarımız; bana arkadaşını söyle kim olduğunu söyliyeyim demişler. </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">      Allahü Teala:</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">      <b>Zalimlerden herbiri o gün: Ne olurdu keşke bende o peygamberlerle birlikte bir kurtuluş yolu edinseydim. Yazıklar olsun bana! Keşke falanı dost edinmeseydim der </b>(Furkan 25/27&#8211;29) </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">      Resulü Kibriya Efendimiz(s.a.v);</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">      <b>Amellerin en faziletlisi Allah için sevmek ve Allah için buğz etmektir </b>(Ebu Davud, Sünnet,3) beyanıyla kardeş sevgisine işaret eder..</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">       Takvanın dışında kurulan dostluklar kalıcı olamıyor, o halde ahiret kardeşliği doğuracak kardeşlikler kurmalı. </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">          Allahü Teala;</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">          <b>İyilik ve takva hususunda birbirinizle yardımlaşınız</b> (Maide 5/2) beyanıyla dostluğa davet ediyor. Rasulullah (s.a.v) Ben-i Nadr ganimetlerini dağıttıktan sonra, Ensar&#8217;a; </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">         &#8212;Sizler kendi iradenizle mallarınızı ve evlerinizi paylaştınız. Bu ganimettede onlara ortak oldunuz. Eğer arzu ederseniz onlara ortak olunuz. Eğer isterseniz mal ve evleriniz size kalsın, bu ganimetten size bir şey vermeyelim buyurması üzerine Ensar:</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">       &#8212; Hayır, Ya Rasulallah! Biz mallarımızı ve evlerimizi bölüştük. Ayrıca bizler bu ganimetteki payımızdan vazgeçerek hepsini onlara veriyoruz dediler. Allahü Teala bu güzide topluluk için; <b>Onlar kendileri ihtiyaç içinde olsalar bile başkalarını kendilerine tercih ederler </b>(Haşr 59/9) ve ilaveten;</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">          <b>O gün muttakilerin dışında bütün dostlar birbirinin düşmanı olur </b>(Zuhruf,43/67) diye beyan buyurdu.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">          Muhyiddin Arabî Hz.leri:</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">          Muhabbet dört türlüdür, birincisi; sırf Allah&#8217;ın zatı için muhabbet (<b>ruhani muhabbet</b>), ikincisi; <b>Nefsanî muhabbet </b>(Sırf şehvet için zevcesini sevmek gibi), üçüncüsü; <b>Akli muhabbet</b> (Temelinde dünyevi maslahat ve menfeatlere dayalı muhabbet ilahi değildir), dördüncüsü Allah için olan muhabbettir (<b>Kalbi muhabbet</b>). (Bkz. İbnu Arabî, Tefsiri Kur&#8217;an&#8217;l- Kerim 2452&#8211;453) </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">          Sofileri sudan bahanelerle birini Halife Muvaffak&#8217;a şikâyet ederler. Halifede ister istemez cezalandırılmaları yönünde talimatını verir. Nitekim ceza olarak boyunları vurulacağı sırada,  sufilerden Nuri derhal öne atılıp; Durun! Kardeşlerimin bir saat fazla yaşamaları için kendimi fedaya hazırım, önce benim boynumu vurun deyince cellât irkilip geri adım atmak zorunda kalır, bu hadise Halifeye intikal edince olayı tetkit ettirip raporu okuyunca onları serbes bırakır. Raporda; Eğer bu topluluk zındık ise dünyada hiçbir muvahhid yoktur ifadeleri Halifeyi bir yanlışın eşiğinden dönmesine neden olur. </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">        Yine bir başka örnek: Yermük Harbi idi, kıyasıya bir savaş sonunda elinde ki su kırbası ile amcasının oğlunu bulup susuzluğunu gidermek düşüncesiyle yaralılar arasında dolaşan bir sahabe. Nihayet amcasının oğlunu yaralı vaziyete görünce suyu içmesi için ona uzatıverdi, ama az bir ötede iniltisini işitince suyu içmez oldu ve sesin sahibine verilmesini işaret eder. İşaret edilene su verecekken az ötede yine Su! Su! Su!  diye inleyen bir ses daha vardı ki, bu yaralı da can havliyle ona verilmesine işaret eder, derken bu seferde bir başka yerden susuzluk iniltileri duyulur, nitekim o da içmeden iniltinin geldiği yere işaret eder ama işaret edilen yere varıldığında su diye seslenen ruhunu teslim etmişti bile, yetişememişti. Elinde su kırbası ile bir oraya bir buraya koşuşturan sahabe ne yapacağını şaşırmıştı adeta, tekrar aynı hattı geriye doğru izleyerek bari amcaoğlunun imdadına yetişmeye karar verir o an. Fakat amcaoğlunun yanına geldiğinde o da Hakka yürümüştü. İşte şehadet getirirken bile kardeşini düşünen derin anlayış zinciri bu tabloda gizli. </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">          Sinir hücreleri arasında bile iletişim karşılıklı diyalog esasına göre şekillenmiştir. Şöyle ki bir sinir hücresinde teşekkül eden mesaj önce sinir gövdesindeki aksona seyreyler ve oradan da kas gibi icra borganlarda değerlendirmeye alınır. İşte iki sinir hücresi arasındaki kardeşlik bağlantısına Tıp dilinde snaps denmesi bu iletişim sayesindedir. Nitekim aksonlar yüklendikleri mesajları kardeş bağlar dediğimiz snapslar aracılığı ile diğer kardeş sinir hücresinin gövdesine veya dendritlerine baloncuk veya düğüm varı (ganglion) yapışarak damlacık misali aktarırlar. Böylece yapıştıkları kardeş sinir hücresinin pozitif iyonun negatife çevirerek essalatü hayrünminennavm dercesine uyanması sağlanır. Hatta bir başka meşrep yapısında bir sinir hücresi de diğer kardeşinin sinaps bağlantısındaki lüzumu halinde sinir hücresinin zarında durdurucu rol oynayarak negatif halini pozitife dönüştürür. Şayet sinir hücrelerinde gelen mesajlar birçok sinir hücrelere aktarılacaksa bu haberleşme faaliyeti zincirlemesine devam ederek üçüncü bir snaps kardeşliğinin gerçekleşmesine yol açacaktır. Madem kardeşlik mikro âlemde cereyan ediyor, o halde insanoğlunda bu kin nefret niye? Hoşgörülü olmak varken birbirimizin kuyusunu kazmaya ne gerek var.        </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">          Kardeşlik o kadar güzel bir duygu ki Rasulü Ekrem (s.a.v) Hz. Ömer&#8217;i umreye uğurlarken:</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">          &#8212;<b>Kardeşciğim<b>! Bizide dua da unutma</b></b> diye tembihinde bulunmuşlardır. Bundan dolayı Efendimiz (s.a.v); <b>En makbul dua kişinin kardeşinin gıyabında yaptığı duadır</b> buyurdular.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">          Kardeşlik aynı zamanda iman tazelemektir. Abdullah b. Revaha kardeşleriyle (gönül dostlarıyla) karşılaştığında:</font></font><br />
<font face="Times New Roman"><font size="3">&#8212;Gelin oturalım da bir saat iman edelim derdi. Aynı sözü bir başka zamanda bir başka </font></font><br />
<font face="Times New Roman"><font size="3">kişiye de söyleyince adamcağız kızıp durumu Rasulüllah&#8217;a bildirdi:</font></font><br />
<font face="Times New Roman"><font size="3">&#8212;Ya Habibullah! Şu İbnu Raveha&#8217;nın dengesizliğine bakarmısınız, bize öğrettiğiniz imanı bırakmış hepimizi bir saat iman etmeye davet ediyor!</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">      Efendimiz (s.a.v):</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">     &#8212;Allah ona rahmet etsin; O Meleklerin merhamet ettiği zikir meclislerine muhabbet ediyor; sizi ona davet ediyor beyan buyurarak İbnu Reaha&#8217;nın kardeşliğin gereği olarak aynı meclislerde bulunarak kalbi zikirle kuvvetlendirmeye çağırmak istediğini ve böylece hakiki imanın lezzetini beraberce paylaşmayı amaçladığını vurgulamış oldu. Gerçektende kardeşlerden uzak kalınca insan masivaya dalabiliyor. Ki; Hz. Hanzala; Biz Resulü Kibriya&#8217;nın yanından ayrıldıktan sonra pek çok şeyler kaybediyor ve zayıflıyoruz sözleri bu anlamdadır.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">       Bütün iyiliklerin kaynağı Allahü Tealadır, şeytan son nefese kadar iyilikleri bertaraf etmek için iş başında, bu yüzden şeytanın şerrinden Allah&#8217;ın engin rahmetine sığınmalı. Hiç kimse ameline güvenmemeli, beşer şaşar düzelir de, kimin ne olacağı son vakte kadar belli değil. Efendimiz (s.a.v); &#8220; <b>..Evet bende sırf amelimle kurtulamam, ancak Allah&#8217;ın lütuf ve rahmetiyle beni saracak ve cennetine koyacaktır&#8221;</b>(Buhari) diye buyurmuşlardır. Ebu Derda  (r.anh) bir adama hakaretler yağdıran, döven ve söven bir grupla karşılaşınca:</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">       &#8212;Hayy Allah! Allah iyiliğinizi versin, şimdi dövüp sövdüğünüz bu adamı kuyuya düşmüş halde bulsanız onu bu kuyudan çıkarmayacak mısınız?</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">          Dediler ki;</font></font><br />
<font face="Times New Roman"><font size="3">&#8212;Elbette, kuyudan çıkarırdık.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">           Ebu Derda:</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">       &#8212;O halde kardeşinize hakaret eden ifadeleri terk edin. Allah&#8217;a hamd edin.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">            Dediler ki:</font></font><br />
<font face="Times New Roman"><font size="3">&#8212;Peki, sen ona kızmıyormusun?</font></font><br />
<font face="Times New Roman"><font size="3">Ebu Derda (r.anh):</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">       &#8212;Ben şahsına değil, yaptığı kötü fiillerine kızarım, o kötü fiili bıraktığı zaman o yine benim kardeşimdir ifadeleriyle gönüllere su serper böylece. Demek ki kardeşimize beddua yapmakla şeytana yardımcı olmuş oluyoruz. İmamı Gazali (r.anh);  Kardeşinin kusurlarını yüzüne karşı sayıp dökmen onu üzer, fakat onun farkedemediği kusurlarını gizlice ona söylemen samimiyet ve şefkatin sonucudur der. Yine Hüccetül İslam Gazali; Sana kusurlarını hatırlatan kimseye kızmak şöyle dursun, rahmet okumalısın tavsiyesinde bulunur. Evet, mümin kardeşini sevmeli fenalığı için ise acı duymalıdır. Hz. Ömer (r.anh)&#8217;da bu meyanda; Bana ayıp ve kusurlarımı gösteren kimseye Allah rahmet etsin buyurmuşlardır. Yine Hz. Ömer halifelik döneminde Medine sokaklarında geçerken bir evden eğlencevari şarkı seslerini duyar duymaz duvara tırmanıp; içerdekilere bağırarak zemmetti.  İçerdeki Adam;</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">        &#8212;Hele dur sakin ol Ey Mü&#8217;minlerin Emiri! Ben Allah&#8217;a bir isyan ettiysem sen üç defa isyan ettin. Allahü Teala: <b>Gizli kusurları araştırmayın</b>! Buyurduğu halde sen gizlice ayıbımızı araştırdın. Rabbül Âlemin; <b>Evlere kapılarından giriniz </b>(Bakara:2/189) buyurduğu halde sen duvara tırmandın. Yine Hak Teala; <b>İzin almadan ve evde bulunanlara selam vermeden başkalarının evlerine girmeyin </b>(Nur.24/27) diye ferman ettiği halde sen müsaadesiz, üstelik selamsız girdin deyince Hz. Ömer bu sözler karşısında şaşkına döner ve der ki:</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">         &#8212;Eğer sen beni kusurumu hoş görürsen bende seni hoş görürüm. Lütfen özrümü kabul edin,  şimdi beni mazur görüyor musun? Dedi.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">    Adam:</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman"> &#8212;Evet deyince derin bir nefes alıp rahatlar ve adama teşekkür edip oradan ayrılıverdi.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">       İnsan dünyada yaşadığı süre içerisinde tanıştığı kişilerin ölüm haberini aldığında,  eğer o kişi ömrünü kötü işlerde harcadıysa onun adına korkmalı, iyi halde öldü ise onun adına hayra ulaştığı zannında bulunmali ki sahabe ahlakına ulaşabilelim. Çünkü sahabe böyle idi.  Birisi hakaret edip sövse ya da dövse tolere edebilmeli, hatta başıma gelen bu durumun işlediğim günahlardan dolayıdır diye kendi kendine yorumlamalı ve günahta karşımdakinden öndeyim diye düşünmeli. Dahası ne günah işledim ki bu bana musallat oldu ve zulmetti diye tefekkür edebilmeli. Onun için Büyükler; <b>Dövene elsiz gerek, sövene dilsiz gerek</b> demişler. Nefse nefisle karşılık vermek metodu bu yolda geçit verilmez, akan kanlar ve kirlenmiş çamaşırlar su ile yıkanır, ateşi yine su söndürür, kini, öfkeyi de yumuşaklık giderir çünkü. Ayrıca bir başka kişide ihsanda bulunsa bu durumun Allah&#8217;ın bir lütfü ya da layık olmadığım halde ikramıdır diye şükretmelidir.  </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">           Habibullah (s.a.v); Enes (r.anh)&#8217;a:</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">          &#8212;<b>Evladım<b>! Kalbinde hiç kimseye kin ve hased bulunmadan sabahlayıp akşamlamaya gücün yetiyorsa yap! Bu benim sünnetimdir. Benim sünnetimi ihya eden beni ihya etmiş, benimle birlikte cennete girmiş olur </b></b>(Tirmizi, ilim,17, İbni Mace) müjdesini veriyor.</font></font><br />
<br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">       Rasulullah (s.av); <b>Kim bir din kardeşinin gıyabında savunursa Allah mahşerde onu </b></font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman"><b>yüzünü ateşten korur. Bir kimse din kardeşinin savunmayıp sahipsiz bırakırsa,  Allah&#8217;da onun kendisinin yardımını istediği yerde yardımsız bırakır, savunan kimseyede Allah yardıma çok muhtaç olduğu yerde kendisine yardım eder </b>(Ebu Davud, Edeb 36 No:4884) buyurmuştur. Yine Rasulüllah (s.a.v); <b>Mümin başkaları ile iyi geçinen ve kendisiyle güzel geçinilen kimsedir. Başkaları ile iyi geçinmeyen kimsede hayır yoktur </b>(Ahmed Müsned,2,400, Münavi) buyurmakta.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">       Kardeşler arasında yardımlaşma, hediyeleşme sünnettir. Peygamberimiz (s.a.v) ister hür ister köle olsun kim davet ederse davete icabet ederdi, kendisine sunulan hediyenin vasfına bakmaksızın kabul eder ve hediyeye karşılık verip özel muamele asla istemezdi.  Dolayısıyla sünneti seniyye gereği kardeşler arasında rahat davranabilmeli, hatta sahabe kendi aralarında danışıp izin almadan ihtiyacına binaen kardeşinin malından alabiliyordu. Niye acaba?  Çünkü kardeşlik şuuru dorukta idi. İç âlemimizde ayrılıklara ait her ne var ise terk etmek en efdali. Dolayısıyla kalpteki dağınıklığı gidermenin yollarını araştırmalı. Peygamberimiz; <b>Bir mümin diğer müminle üç günden fazla küs durup konuşmayı kesmesi helal değildir </b>buyurmuşlardır. Bir mümin kardeşinin bacağına diken batsa acısını duyabilmeli, Zira Efendimiz (s.a.v);  <b>Muhakkak Müminler bir organı rahatsızlandığı zaman bütün azaları rahatsızlanan vücut gibidirler.</b> <b>Bir Mümin şikâyet ettiği zaman diğer Müminlerde rahatsız olur</b> buyurmakta. </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">      İnsan kendisine evvela iyi bir yoldaş aramalı ve seçmeli. İyilerle bulunan hep kazanır. Bu dünyada tanışıp kaynaşan kal-ü belada veya başka bir ifadeyle Elestü bezminde buluştuğu sırada da birbirlerine muhabbet duymuş ruhlardır. Rasulullah (s.a.v) <b>Ruhlar saf halinde dizilmiş ordular gibidir. Orada tanışanlar, (</b><b>burada da<b>) tanışıp kaynaşırlar. Orada anlaşamayanlar birbirleriyle çekişip dururlar </b></b>(Buhari) buyurmakta. İbrahim b. Ethem bağda bostanda gâh bekçilik yapar, gâh hasat zamanında arkadaşlarıyla beraber çalışır, hep de iş sonu geç kalırdı,  fakat arkadaşları bu durumdan muzdaripti. Aylardan Ramazandı, bir gece;</font></font><br />
<font face="Times New Roman"><font size="3">&#8212;Gelin, o yokken iftarımızı açalım ki aklı başına gelsin, bundan böyle artık geç kalmaz,</font></font><br />
<font face="Times New Roman"><font size="3">ona ders olur belki deyip yemeği yiyip içtikten sonra uyumaya başladılar. İbrahim Ethem döndüğünde uyku halinde arkadaşlarını görünce kendi kendine:</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">          &#8212; Ah canım arkadaşlarım!  belkide yiyecekleri birşeyleri yoktuda uykuya daldılar dedi, derhal biraz un hazırlayarak pişirmek üzere yoğurdu. Arkadaşları uyandıklarında ateşi üflerken gördüklerinde:</font></font><br />
<font face="Times New Roman"><font size="3">&#8212;Ne yapıyorsun öyle kendi kendine diye sordular:</font></font><br />
<font face="Times New Roman"><font size="3">Cevap verdi:</font></font><br />
<font face="Times New Roman"><font size="3">&#8212;Belki orucunuzu açmak için yiyecek bulamayıp da yatıp uyuduğunuza kanat getirince bir şeyler hazırlamak istemiştim.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">    Arkadaşları kendi aralarında;</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">       &#8212; Biz ne yaptık o ne yaptı?  Baksanıza bizlere nasıl muamele ediyor diyerek şaşkınlıklarını gizleyemediler. İşte kardeşlik ve arkadaşlık şuuru budur. Nitekim Peygamberimiz (s.a.v); <b>Sizden biriniz kendi nefsi için istediğini kardeşi içinde isteyip sevmedikçe gerçek mümin olamaz</b> (Buhari) diye buyuruyor. </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman"> Bir adam Resulü Ekrem&#8217;e geldi aç olduğunu beyan etti. Allah Rasulü hanımlarına haber salıp evde yiyecek varmı yokmu diye sordurduğunda sudan başka bir şey olmadığını öğrenince sahabilere dönerek;</font></font><br />
<font face="Times New Roman"><font size="3">&#8212;Kim bu adamı bu gece misafir ederse Allah ona rahmet eylesin buyurdu. Ensardan </font></font><br />
<font face="Times New Roman"><font size="3">biri hemen ayağa kalkıp adamı evine aldı. Adam hanımına;</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">&#8212;Bu Rasulullah&#8217;ın bize ikram ettiği misafir,  evde nevar neyok getir ikram et dedi.     </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">    Hanımı eşine;</font></font><br />
<font face="Times New Roman"><font size="3">&#8212;İnan evde çoluk çocuğa yetecek kadar yiyeceğimiz var ancak deyince,</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">            Kocası:</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">       &#8212;Olsun, sen bu arada çocukları oyalayarak uyut, sonrada kandili yak, misafir yemeğe başlayınca ışığı düzeltme bahanesiyle kandili söndür ve sofraya otur misafirin doyması için biz yemek yiyor gibi kaşık çalalım, ama bir şey yemeyelim. Gerçektende öyle yaptılar sabah olunca Efendimiz onları görünce:</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">      &#8212;Allah Teala bu gece falan erkekle filan kadının yaptıklarından çok hoşnut oldu müjdesini verdi. Yine buna benzer bir misalde Ebu&#8217;l Hasan el Antaki&#8217;nin evine otuz küsur misafir geldi, fakat evinde beş kişiyi doyuracak ekmek vardı ancak, ekmekler doğranıp ortaya konulduğunda herkes nasibi ölçüsünce yer düşüncesiyle sofraya oturulduğunda ışıklar söndürüldü. Bir müddet sonra ışık yandığında herkes kardeşini düşünerekten kimsenin bir şey yemediği gözlendi. İşte günümüzde sıkça söylenen önce can sonra canan sözü; sahabe hayatında önce<b> canan (</b><b>kardeş<b>) sonra candı (</b>kendim<b>).  </b></b></font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">Cömertlik aslında doğuştandır, cimrilik öyle değil sonradan kazanılan nefsin bir oyunudur.<b> Rabbül Âlemin, Onlar kendilerine rızk olarak verdiklerimizden infak ederler. İşte onlar Rablerinden bir hidayet üzeredir ve felaha erecek olanlardır (</b><b>Bakara2/3&#8211;5<b>)</b></b></font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">Velhasıl; Bediüzzaman Said Nursi;<b> &#8220;Halikınız bir, Malikiniz bir,  Mabudunuz </b></font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman"><b>Bir, bir, bir, bine kadar bir, bir.  Hem Peygamberimiz bir, Dininiz bir, kıbleniz bir.. bir bir, yüze kadar bir..&#8221; </b><b>buyuruyor.</b>Madem bu kadar birliğimize ve dirliğimize pekçok karineler (birliktelik birleri) var, o halde birbirimizle kardeş olmamak için bunca mazeret niye?</font></font><br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<!-- google_ad_section_end --></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.forumsancak.com/sizin-kaleminizden/">Sizin Kaleminizden</category>
			<dc:creator>dedekorkut1</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.forumsancak.com/sizin-kaleminizden/12806-kardeslik.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Windows 7 araba teması istediğin araba var</title>
			<link>http://www.forumsancak.com/windows/12805-windows-7-araba-temasi-istedigin-araba-var.html</link>
			<pubDate>Tue, 31 Aug 2010 00:56:24 GMT</pubDate>
			<description>Resim: http://i9.fastpic.ru/big/2010/0827/28/ba9b26df6fac8c9c308e798a6a2d4d28.jpg  
 
 
 
DOSYANIN TAMAMI 185,15 MB 2010 NEW TEMALARIDIR. 
 
DOWNLOAD:</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><!-- google_ad_section_start --><img src="http://i9.fastpic.ru/big/2010/0827/28/ba9b26df6fac8c9c308e798a6a2d4d28.jpg" border="0" alt="" /><br />
<br />
<br />
<br />
DOSYANIN TAMAMI 185,15 MB 2010 NEW TEMALARIDIR.<br />
<br />
DOWNLOAD:<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://letitbit.net/download/7374.78a3181849a6910ea5ed95957aa018982/Win7avto.rar.html" target="_blank"><fieldset></a><br />
<br />
<a href="http://letitbit.net/download/7374.78a3181849a6910ea5ed95957aa018982/Win7avto.rar.html" target="_blank">letitbit.net Provides totally free file hosting with speed and size of files being unlimited.</a><br />
<br />
</fieldset><br />
<br />
<br />
dosyayı indirmek için açılan sayfada ücretsiz yazan yeri tıklayın açılan sayfada  kutu içerisindeki karakterleri girin dosyayı indir seçeneğini tıklayın ve geri  sayımın bitmesini bekleyin dosya adresi seçeneğine tıklayın. bu kadar hadi kolay  gelsin.<br />
<br />
NOT:ALINTIDIR.<!-- google_ad_section_end --></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.forumsancak.com/windows/">Windows</category>
			<dc:creator>SANCAK</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.forumsancak.com/windows/12805-windows-7-araba-temasi-istedigin-araba-var.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Milliler Pazar günü toplanıyor</title>
			<link>http://www.forumsancak.com/trabzonspor/12804-milliler-pazar-gunu-toplaniyor.html</link>
			<pubDate>Mon, 30 Aug 2010 13:34:56 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı'nın 2012 Avrupa Şampiyonası grup elemelerinde Kazakistan ve Belçika ile yapacağı maçların programı belli oldu. 
Futbol...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><!-- google_ad_section_start -->A Milli Futbol Takımı'nın 2012 Avrupa Şampiyonası grup elemelerinde Kazakistan ve Belçika ile yapacağı maçların programı belli oldu.<br />
Futbol Federasyonu'ndan yapılan açıklamaya göre milli takım, 29 Ağustos Pazar günü saat 17.00'den itibaren İstanbul Swissotel Otel'de toplanacak. İstanbul'da 30 Ağustos'ta bir antrenman yapacak olan ay-yıldızlı takım, 31 Ağustos Salı saat 11.00'de Türk Hava Yolları'na ait uçakla Kazakistan'ın başkenti Astana'ya hareket edecek ve burada Rixos President Hotel'de konaklayacak.<br />
A Milli Takım Teknik Direktörü Guus Hiddink, 2 Eylül Perşembe günü yerel saatle 19.15'te Astana Arena'da bir basın toplantısı düzenleyecek. Toplantıya Hollandalı teknik adamın yanı sıra iki de futbolcu katılacak.<br />
Kazakistan ile Türkiye arasındaki karşılaşma, 3 Eylül'de Astana'daki Astana Arena'da oynanacak ve yerel saatle 22.00'de başlayacak. Karşılaşmayı, Macaristan Futbol Federasyonu'ndan Istvan Vad yönetecek. Vad'ın yardımcılıklarını Zsolt Attila Szpisjak ve Istvan Albert yapacak. Dördüncü hakem ise Peter Solymosi olacak.<br />
Milli Takım kafilesi, 4 Eylül'de saat yerel saatle 11.25'te THY'ye ait uçakla İstanbul'a dönecek ve Belçika maçı için tekrar Swissotel'de kampa girecek. Teknik direktör Hiddink ve iki oyuncunun katılımıyla 6 Eylül Pazartesi günü 13.15'te bir basın toplantısı düzenlenecek.<br />
Türkiye ile Belçika arasındaki maç, 7 Eylül'de Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nda saat 21.00'de başlayacak. Sloven hakem Damir Skomina'nın düdük çalacağı karşılaşmada, yardımcı hakemler Marko Stancin ve Primoz Arhar olacak. Dördüncü hakemlik görevini ise Darko Ceferin üstlenecek.<!-- google_ad_section_end --></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.forumsancak.com/trabzonspor/">Trabzonspor</category>
			<dc:creator>recep_01</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.forumsancak.com/trabzonspor/12804-milliler-pazar-gunu-toplaniyor.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Trabzonspor 3'te 3 peşinde]]></title>
			<link>http://www.forumsancak.com/trabzonspor/12803-trabzonspor-3te-3-pesinde.html</link>
			<pubDate>Mon, 30 Aug 2010 13:34:07 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Spor Toto Süper Lig'de Trabzonspor Antalyaspor deplasmanında puan arayacak. Liverpool'a elenerek Avrupa'ya nokta koyan Karadeniz temsilcisi, ligde...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><!-- google_ad_section_start -->Spor Toto Süper Lig'de Trabzonspor Antalyaspor deplasmanında puan arayacak. Liverpool'a elenerek Avrupa'ya nokta koyan Karadeniz temsilcisi, ligde henüz galibiyeti bulunmayan Antalyaspor ile karşılaşacak. Ligdeki ilk iki maçını kazanan Trabzonspor üçüncü maçından da galibiyetle ayrılarak Bursaspor ile birlikte &quot;3 maçta 3 galibiyet&quot; unvanını korumak istiyor. <br />
Antalya Atatürk Stadı'nda oynanacak karşılaşma saat 21:00'de başlayacak. Karşılaşmayı Hüseyin Göçek yönetecek. Bordo mavili takımda hafif sakatlığı bulunan Teofilo&#8217;yla birlikte Engin Baytar ve Glowacki kadroda yer almazken, Fransa&#8217;nın Toulouse takımıyla transfer görüşmesi yaptığı için Liverpool maçı öncesi kadro dışı bırakılan Umut Bulut, 18 kişilik kadroda yer aldı.<!-- google_ad_section_end --></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.forumsancak.com/trabzonspor/">Trabzonspor</category>
			<dc:creator>recep_01</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.forumsancak.com/trabzonspor/12803-trabzonspor-3te-3-pesinde.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA['Kara' bulutları dağıttı]]></title>
			<link>http://www.forumsancak.com/fenerbahce/12802-kara-bulutlari-dagitti.html</link>
			<pubDate>Mon, 30 Aug 2010 13:33:23 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Önce Şampiyonlar Ligi kapısından döndü, daha sonra da UEFA Avrupa Ligi'nden... Avrupa'ya hüzünlü bir şekilde veda eden Fenerbahçe tüm dikkatlerini...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><!-- google_ad_section_start -->Önce Şampiyonlar Ligi kapısından döndü, daha sonra da UEFA Avrupa Ligi'nden... Avrupa'ya hüzünlü bir şekilde veda eden Fenerbahçe tüm dikkatlerini verdiği Spor Toto Süper Ligi'nde 3. haftada Manisaspor karşısına çıktı. Ligin ilk maçında Antalyaspor karşısında farklı bir galibiyet elde eden sarı lacivertliler, geçen hafta Trabzon'a mağlup olmuştu. <br />
Cezası nedeniyle seyircisiz oynanan maça Aykut Kocaman bir sürprizle başladı. 18 yaşındaki Okan Alkan'ı sağ beke yerleştiren Kocaman, sol beke de Caner'i koydu. Kocaman bu iki isim dışında kadroyu korudu. Kale ise Mert Günok'a teslim edildi. Andre Santos yabancı kontenjanına takılırken Dia da yedek kulübesinde başladı. <br />
14 Fotoğraf <b>Fenerbahçe Okan ve Niang ile coştu</b><br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Karşılaşma tutuk başladı. Oyunda Manisaspor'un üstünlüğü dikkat çekerken ilk atak golü de getirdi. 18. dakikada ilk kez 11 şansı bulan genç futbolcu Okan'ın ortasını kaleci İlker elinden kaçırdı. Alex fırsatçılığını konuşturarak rahat bir şekilde takımını öne geçirdi. İlk yarıda bu golden başka pozisyon olmayınca soyunma odasına sarı lacivertli takım 1-0 öne gitti. <br />
<br />
İkinci yarı ise bambaşka başladı. Farklı başlayan takım ise Manisaspor oldu. Isaac başta olmak üzere Gökhan ve Sımpson gibi isimlerle Fenerbahçe kalesini abluka altına alan Ege temsilcisi 48. dakikada Nijeryalı Isaac ile golü buldu. Manisaspor beraberlik golünü bulduktan sonra bu kez galibiyet için bastırmaya başladı. Isaac ile üstüste gol pozisyonlarını değerlendiremeyen Manisaspor Fenerbahçe'ye adeta ecel terleri döktürdü. Fakat Fenerbahçe bu kötü dakikaları yaşarken bir anda golü buldu. Alex'in serbest vuruşunda Lugano 62. dakikada iyi yükselip kafayla vurdu ve topu filelere gönderdi. Fenerbahçe bu golle Manisaspor karşısında 2-1 öne geçti. <br />
65. dakikada Özer ve Dia'yı oyuna alan Aykut Kocaman bu dakikadan sonra istediğini aldı. Manisaspor'un baskını kıran Fenerbahçe 69. dakikada Niang'ın kafa golüyle farkı ikiye çıkardı. Bu golden hemen 4 dakika sonra Niang bir kez daha sahneye çıktı ve skoru 4-1'e getirdi. Niang'ın üçüncü golünde genç futbolcu Okan'ın ortası büyük alkış aldı. 77. dakikada yaşanan karambolde Manisaspor Simpson ile golü bularak farkı ikiye indirdi. <br />
Maçın kalan dakikalarında başka gol olmayınca Fenerbahçe Manisaspor'u 4-2 ile geçerek 3 maçta puanını 6'ya çıkardı. Galibiyeti bulunmayan Manisaspor ise bu geleneğini sürdürdü. Fenerbahçe, Manisaspor maçıyla seyircisiz cezasını tamamlamış oldu.<br />
<br />
<b>FENERBAHÇE: 4 - MANİSASPOR: 2<br />
Stat:</b> Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu<br />
<b>Hakemler:</b> Halis Özkahya, Ekrem Kan, Muhittin Gürses <br />
<b>Fenerbahçe:</b> Mert, Okan, Lugano, Bilica, Caner, Mehmet Topuz  (Dk. 65 Özer ), Cristian, Emre, Stoch  (Dk. 65 Dia ), Alex  (Dk. 81 Selçuk ), Niang <br />
<b>Manisaspor:</b> İlker, Ferhat, Hüseyin, Dion, Eren, Gökhan  (Dk. 73 Yiğit Gökoğlan ), Mehmet  (Dk. 73 Dica ), Nizamettin, Bekir  (Dk. 83 Kahe ), Simpson, Isaac <br />
<b>Goller:</b> Dk. 17 Alex, Dk. 62 Lugano, Dk. 69 ve 73 Niang (Fenerbahçe), Dk. 48 Isaac, Dk. 77 Simpson (Manisaspor)<br />
<b>Sarı Kartlar:</b> Dk. 36 Cristian (Fenerbahçe), Dk. 53 Bekir, Dk. 83 Hüseyin, Dk. 84 Ferhat (Manisaspor)<!-- google_ad_section_end --></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.forumsancak.com/fenerbahce/">Fenerbahçe</category>
			<dc:creator>recep_01</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.forumsancak.com/fenerbahce/12802-kara-bulutlari-dagitti.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Sıradaki gelsin!</title>
			<link>http://www.forumsancak.com/milli-takim/12801-siradaki-gelsin.html</link>
			<pubDate>Mon, 30 Aug 2010 13:30:53 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[A Milli Basketbol Takımı, Dünya Şampiyonası'ndaki 2. maçında Rusya'yı 65-56 yenerek, 2'de 2 yaptı. 
Ankara Arena'daki karşılaşmaya Türkiye, Ömer...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><!-- google_ad_section_start -->A Milli Basketbol Takımı, Dünya Şampiyonası'ndaki 2. maçında Rusya'yı 65-56 yenerek, 2'de 2 yaptı.<br />
Ankara Arena'daki karşılaşmaya Türkiye, Ömer Onan, Ersan, Kerem Tunçeri, Ömer Aşık, Hidayet, Rusya ise Vorontsevich, Bykov, Kaun, Pokrashov, Monya ilk beşleriyle çıktılar.<br />
Maçın ilk 2 dakikası boş hücumlarla geçti. Periyotta ilk sayı Monya'nın basketiyle Rusya'dan geldi. İlk 2 dakikadan sonra oldukça hızlanan karşılaşmanın 5. dakikasında A Milli Basketbol Takımı, Kerem Tunçeri'nin 3 sayılık basketiyle 9-6 öne geçmeyi başardı. Çeyreğin ilk 6 dakikası Rusya'nın 12-9 üstünlüğüyle geçilirken, peş peşe hücumlardan boş dönen Türkiye, aradaki farkı kapatma şansını Ersan'ın 3 sayılık basketiyle buldu ve periyodun son 1.40 dakikasına 14-14 beraberlikle girildi. Türkiye, her iki takımın da hücumda ve savunmada büyük gayret sarf ettiği çeyreğin bitimine 48 saniye kala Ersan'ın serbest atıştan kazandırdığı 2 sayıyla 16-14 öne geçti. Periyot, Rusya'nın serbest atıştan kazandığı tek sayının ardından, 16-15 Türkiye'nin üstünlüğüyle tamamlandı.<br />
 <br />
İkinci periyodun ilk 2 dakikasında skora katkı yapan tek isim Ersan oldu ve Türkiye 3 farkla öne geçti. A Milli Basketbol Takımı, 13. dakikada Ender'in attığı basketle durumu 21-15'e getirdi. ''12 Dev Adam'', bu çeyreğin ilk 4 dakikasında 5-0'lık seri yakalarken, Rusya, bu periyottaki ilk sayısını devrenin bitimine 5.50 dakika kala serbest atıştan kazandı. Milliler, periyodun 5. dakikasında Ender'in boyalı alanın dışından bulduğu sayıyla 9'a çıkardı: 25-16. Uzun oyuncularını pota altında iyi kullanan Türkiye, devrenin bitimine 4 dakika kala Semih ile durumu 10 sayı farkla 28-18 yaptı. Devrenin geri kalan süresinde son derece etkili savunma yapan Milliler, son dakikada farkı 13'e çıkardı ve ilk yarıyı 33-22 önde tamamladı. İlk devrede skor olarak çift haneli rakama ulaşan tek oyuncu, Türkiye'den Ersan oldu. Ersan ilk 20 dakikayı 10 sayı, 5 ribauntla tamamladı.<br />
Rusya 3. periyodun ilk 2 dakikasında 6-0'lık bir seri yakaladı ve farkı 33-28 ile 5 sayıya indirdi. Karşılaşmanın ilk 25 dakikasını <br />
<b>Hido: İyi mücadele ettik</b><br />
<br />
 <br />
<br />
sayı atmadan geçiren Hidayet'in asistiyle sayı bulan ve bir de serbest atış kullanan Türkiye, çeyreğin son 5 dakikasına 37-29 önde girdi. Savunmada kısa bir süre bocalayan ve hücumda da üretken olamayan Milliler, oyun disiplinini tekrar sağladıktan sonra Hidayet'in maçtaki ilk sayısıyla durumu 43-31'e getirdi ve farkı 12'ye çıkardı. 3. periyot Kerem Tunçeri'nin son saniyede attığı basketle 48-37 Türkiye'nin lehine bitti. <br />
<br />
Rusya, son periyotta Türkiye'nin bulduğu 2 sayılık basketin ardından peş peşe attığı 2 üç sayılık basketle durumu 50-43'e getirdi. NBA'de, son periyottaki ''kurtarıcı'' rolüyle öne çıkan Hidayet, attığı 2 sayılık basket ve Semih'e yaptığı 2 asistle farkın kapanmasını engelledi ve farkı 54-43 ile 11'de tutan isim oldu. Maçın son 5 dakikasına, Millilerin 57-49 üstünlüğüyle girildi. Türkiye, sağlam <br />
<b>Ömer Onan: Her şey istediğimiz gibi</b><br />
<br />
 <br />
<br />
savunmayla rakip oyuncuların sayı bulmasına izin vermezken, ''gerçek rolünü'' üstlenen Hidayet, 3 sayı çizgisinin dışından attığı basketle maçın bitimine 2.27 dakika kala farkı 62-51 ile tekrar 11'e çıkardı. Son periyottaki performansına son dakikada aldığı savunma ribaunduyla katkı yapan Hidayet, aynı hücumda 3 sayı çizgisinin dışından kazandırdığı sayılarla durumu 65-51'e getirdi. Rusya'nın son dakikadaki çabaları sonuç vermedi ve karşılaşma 65-56 Türkiye'nin üstünlüğüyle sona erdi. <br />
<br />
Milliler bu galibiyetle şampiyona da 2'de 2 yaptı ve sayı averajıyla gruptaki liderliğini sürdürdü.<br />
Hidayet, 14 sayıyla karşılaşmada Türkiye'nin en skorer oyuncusu olurken, Ersan ve Ömer Aşık da 10'ar sayıyla çift haneli rakamlara ulaşan oyuncular oldular. Rusya'da ise Kaun ve Monya 13'er sayıyla karşılaşmayı tamamladılar.<!-- google_ad_section_end --></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.forumsancak.com/milli-takim/">Milli Takım</category>
			<dc:creator>recep_01</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.forumsancak.com/milli-takim/12801-siradaki-gelsin.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Galatasaray'dan önce Misimovic açıkladı]]></title>
			<link>http://www.forumsancak.com/galatasaray/12800-galatasaraydan-once-misimovic-acikladi.html</link>
			<pubDate>Mon, 30 Aug 2010 13:29:15 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Galatasaray'ın kadrosuna katmak için uzun süredir uğraş verdiği Zvjezdan Misimovic, Boşnak basınına önemli açıklamalarda bulundu. 
 
Kariyerine...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><!-- google_ad_section_start -->Galatasaray'ın kadrosuna katmak için uzun süredir uğraş verdiği Zvjezdan Misimovic, Boşnak basınına önemli açıklamalarda bulundu.<br />
<br />
Kariyerine Türkiye'de devam edeceğini belirten Misimovic, &quot;28 yaşındayım. Kariyerimin büyük bir bölümünü Bundesliga'da geçirdim. Yeni bir şey denemek istiyorum. Galatasaray gerçekten büyük bir kulüp. Sarı-kırmızılı takımda büyük başarılar kazanacağımı düşünüyorum&quot; dedi.<br />
Yıldız futbolcu, &quot;Galatasaray gerçekten çok sabırlı davrandı. Beni çok istediler, bana saygı gösterdiler ve beni beklediler. İki kulüp anlaştığı için çok mutluyum. Galatasaray'a tarih yazmaya gidiyorum. Galatasaray çok köklü bir kulüp ve çok iyi bir taraftara sahipler. Bu da orayı seçmemin en önemli nedenlerinden biri&quot; diyerek sözlerini tamamladı.<br />
Ayrıca Nezavisne Novine'de yer alan haberde, iki kulübün her konuda anlaştığı ve Misimovic'in 4 yıl boyunca Galatasaray'da forma giyeceği yer aldı.<!-- google_ad_section_end --></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.forumsancak.com/galatasaray/">Galatasaray</category>
			<dc:creator>recep_01</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.forumsancak.com/galatasaray/12800-galatasaraydan-once-misimovic-acikladi.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Serkan Kırıntılı Fenerbahçe'de]]></title>
			<link>http://www.forumsancak.com/fenerbahce/12799-serkan-kirintili-fenerbahcede.html</link>
			<pubDate>Mon, 30 Aug 2010 13:28:29 GMT</pubDate>
			<description>Ankaragücü ile yollarını ayıran Serkan Kırıntılı, bugün kendisini Fenerbahçeli yapan sözleşmeyi imzalayacak. 
25 yaşındaki futbola Adanaspor...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><!-- google_ad_section_start -->Ankaragücü ile yollarını ayıran Serkan Kırıntılı, bugün kendisini Fenerbahçeli yapan sözleşmeyi imzalayacak.<br />
25 yaşındaki futbola Adanaspor altyapısında başlayan Serkan, 2005-2006 sezonunda Ankaragücü'ne transfer oldu.<br />
5 sezon Ankaragücü forması giyen Serkan, sezon başında teknik direktör Ümit Özat ile sorunlar yaşamış ve tek taraflı sözleşmesini feshederek bonservisini almıştı.<!-- google_ad_section_end --></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.forumsancak.com/fenerbahce/">Fenerbahçe</category>
			<dc:creator>recep_01</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.forumsancak.com/fenerbahce/12799-serkan-kirintili-fenerbahcede.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>KADER-İ İLAHİYE</title>
			<link>http://www.forumsancak.com/sizin-kaleminizden/12798-kader-i-ilahiye.html</link>
			<pubDate>Mon, 30 Aug 2010 11:13:40 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[KADER-İ İLAHİYE 
*ALPEREN GÜRBÜZER* 
 
 
 
      Kader Allah&#8217;ın ezeli ilmiyle olmuş ve olacak her şeyi önceden bilip Levh-i Mahfuza kayd edilmesidir....]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><!-- google_ad_section_start --><font face="Times New Roman"><font size="7">KADER-İ İLAHİYE</font></font><br />
<div align="right"><div align="right"><b><font size="3"><font face="Times New Roman">ALPEREN GÜRBÜZER</font></font></b></div></div><br />
<br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">      Kader Allah&#8217;ın ezeli ilmiyle olmuş ve olacak her şeyi önceden bilip Levh-i Mahfuza kayd edilmesidir. Ezelde takdir edilip tayin edilen şeylerin ortaya çıkması olayına da kaza denir. Allah bir şey olduktan sonra öğrenmez, zaten önceden bildiğini Levh-i Mahfuza yazmışta. Bu yüzden İmam-ı Azam; Levh-i Mahfuza yazılan şeylerin hüküm olarak değil vasıf bir haber olarak yazıldığını belirtmiştir. Yani bu yazı yazıldığı için değil,  olacak şeklindedir, ya da şöyle olsun anlamında olmayıp, şöyle olacak ve olacağı önceden bilip tespit manasınadır. Ancak bu yazgı bizlerden gizlidir. </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">     Rızık, ecel gibi kesinleşmiş hükümler önceden tayin edilir, hiç kimse Rabbül Alemin&#8217;e neden böyledir diye hesap soramaz. Rasulullah (s.a.v); <b>Allahü Teala gökleri ve yeri yaratmadan 50.000 sene önce Levh-i Mahfuz&#8217;a mahlûkatın kaderlerini yazdı. O zaman Arş&#8217;ı su üzerinde idi</b> (Müslim)  diye beyanda bulundu.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">       Allah&#8217;ın ilk yarattığı kalemdir. Allah Kalem&#8217;e;</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">       &#8212;Yaz dedi.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">      Kalem:</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">      &#8212;Ne yazayım?</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">      Allah (c.c):</font></font><br />
<font face="Times New Roman"><font size="3">&#8212;Kıyamete kadar olacak ve gelecek herşeyin kaderlerini yaz diye buyurdu.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman"> Nitekim Efendimiz (s.a.v);</font></font><br />
<font face="Times New Roman"><font size="3">&#8212;<b>Kim<b> bunun dışındaki bu anlayış ve iman üzerinden ölürse o benden değildir </b></b>(Ebu </font></font><br />
<font face="Times New Roman"><font size="3">Davud) diye beyan buyurmakta.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">          Allah&#8217;ın Habib-i (s.a.v);  <b>Muhakkak Allahu Teala herkesin cennetteki ve cehennemdeki yerini said mi? şaki mi? ne olacaksa halini yazıp tespit etmiştir</b> buyurunca Sahabe-i Kiram:</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">  &#8212;O halde sonumuz belli ise, ameli terketme durumunda olmamız gerekmiyor mu? Daha niye amel ediyoruz ki diye sorduklarında.</font></font><br />
<font face="Times New Roman"><font size="3">Efendimiz (s.a.v) nihayet; </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman"><b>             &#8212;Siz gücünüzün yettiği kadar amel edin gevşemeyin. Bir kimse saadet ehlinden ise ona cennetliklerin ameli kolaylaştırılır. Eğer şekavet ehlinden ise cehennemliklerin ameli kolaylaştırılır </b>(Buhari) buyurdu.</font></font><br />
<font face="Times New Roman"><font size="3">Zira Allahü Teala: <b>Kim Allah için harcar, günahtan sakınır ve en güzel sözü </b><b>kelime-i şahadet<b>) tasdik ederse biz onun için cenneti hazırlarız, aksi takdirde cehenneme giden yolunu kolaylaştırırız </b></b>(Leyle 5&#8211;10) diye beyan buyurmakta.</font></font><br />
<font face="Times New Roman"><font size="3">Hz. Ömer (r.anh):</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">            &#8212;Ya Rasululah! Amellerimiz önceden belirlenen bir hüküm üzere mi meydana geliyor, yoksa sonradan bizim başlayıp bitirmemizle mi ortaya çıkıyor?</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">  Efendimiz (s.a.v):</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman"> &#8212;<b>Önceden<b> belirlenen bir hüküm ve takdire göre yapıyorsunuz</b></b> buyurması üzerine,</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman"> Hz. Ömer (r.anh):</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">     &#8212;Her şeyden önce belirlendi ise, o zaman biz niçin amel ediyoruz?</font></font><br />
<font face="Times New Roman"><font size="3">Efendimiz (s.a.v):</font></font><br />
<font face="Times New Roman"><font size="3">&#8212;<b>Ey<b> Ömer! Allah&#8217;ın takdir ettiği herşeye amelle ulaşılır</b></b> dedi.</font></font><br />
<font face="Times New Roman"><font size="3">Hz. Ömer (r.anh):</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">    &#8212;Şu halden ulaşmak istediğimiz herşey için vesile yapılan amellere sımsıkı sarılmamız </font></font><br />
<font face="Times New Roman"><font size="3">gerekir dedi.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">           Rasulü Kibriya (s.a.v):</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman"><b>             &#8212;Herkes ne için yaratıldı ise onun amelini işlemeye muvaffak kılınır </b>(Buhari) buyurdu.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">           İbnu kayyum Bu hadisi duyana kadar amel konusunda fazla bir şevkim yoktu, ama şimdi var gücümle hayırlı amele yöneldim buyurdu. Allahü Teala; <b>Biz dileseydik her nefse hidayet verirdik, fakat tarafımızdan şu söz kesinleşti. Muhakkak cehennemi bir gurup cin ve insanla tamamen dolduracağım</b> (Secde&#8211;13) buyuruyor. Hidayet O&#8217;nun elindedir çünkü.   </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">     Ümmü Habibe (r.anh):</font></font><br />
<font face="Times New Roman"><font size="3">&#8212;Allah&#8217;ım! Beni zevcim Rasullah, babam Ebu Süfyan ve kardeşim Muaviye ile birlikte güzel günlere ve hoş nimetlere kavuştur diye dua etti. Bunları işiten Habib-i Kibriya Efendimiz (s.a.v):</font></font><br />
<b><font size="3"><font face="Times New Roman">&#8212;Sen Allah&#8217;a kesinleşmiş eceller, belirlenmiş günler ve taksim edilmiş rızıklar için </font></font></b><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman"><b>dua ediyorsun. Sen bu tür şeyler yerine Allah&#8217;tan seni kabirdeki azaptan ve cehennemin ateşinden kurtarmasını isteseydin, bu senin için daha hayırlı ve daha faziletli olurdu</b> (Müslim) diye uyardı.</font></font><br />
<b><font face="Times New Roman"><font size="7">RUH</font></font></b><br />
<br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">      Kader konusunda bilmiyorum demek daha emniyetli kılar insanı, hakeza ruh konusunda da öyle. Ruh kavramı hassas bir konu olduğundan Allahü Teala Rasülü Ekrem&#8217;e bu konuda kelam etmeye müsaade vermemiştir. Şüphesiz beden gibi ruhda mahlûk cümlesinden, yani yaratılmıştır. Ancak hayvanların ruhları gerek melek, gerek cin ve gerekse insanların ruhları gibi değildir. Üstelik insana anne karnında daha 120 günlük iken ruh üflenir, dünyadan ayrılacağımız zamanda herne kader ruh bedenimizden çıksa da tam olarak irtibatını kesemez. Bu yüzden kabirlerinde yatan mevtalara selam verildiğinde aleykümselâm diye karşılık verirler, ya da ayak seslerimizi işitmeleri ruhun bir şekilde bedenle bağının olduğunun göstergesi olsa gerek. Kıyamet gününde dirildiğimizde ruh sonsuza kadar beden kafesinden ayrılmayacak ve ebedileşecek elbet.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">           Bir kimsenin kaderini bilmesi lazım ve şart değildir. Çünkü o kendisinden saklanan kaderden değil, kendisine bildirilen emirlerden sorumludur. Bu yüzden kaderi bilmek değil,  iman etmek farzdır.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman"> Kendisine ilahi davet ve ilim gelmeyen kimseler mesul değildir. Çocuk iken yaptıklarımızdan sorumlu değiliz. İnsan buluğa erdikten sonra melekler sevap-günah kayıt işlemlerine başlayıp levh-i mahfuz&#8217;a yazılmış kaderi bilmezler, en sonunda Meleklerin yazdıkları Allahü Teala&#8217;nın Levh-i Mahfuzda yazdıklarıyla aynı çıkar. İşte buna Kader-i ilahi yani kader sırrı denir. Bu kader-i ilahi cennette anlaşılacaktır. Bizler sadece yaşadığımız kısmını biliyoruz. Ötesini bilemiyoruz. Ancak Allah: <b>Bana dua edin, dualarınıza karşılık vereyim </b>(Cafir 60) buyuruyor. Dua münacaattır, hakeza bir sıkıntıdan kurtulmak için yapılır.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">           Efendimiz (s.a.v); </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman"><b>Kaderi ancak dua engeller. Ömrü ancak iyilikler artırır. Kul işlediği günahlar yüzünden rızkından mahrum kalır </b>(Hakim).</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman"><b>Şüphesiz sadaka Rabbin gazabını söndürür ve kötü ölümü engeller</b> (Tirmizi)</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">            <b>Rızkının genişlemesini,  ömrünün uzamasını isteyen kimse akraba hukukunu korusun  </b>(Buhari) buyurmuşlardır.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">           Rabbül Âlemin buyurdu ki; </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">           <b>Rasulum de ki:</b> <b>Ben Allah&#8217;ın dilediğinden başka kendime her hangi bir fayda ve zarar verecek güce sahip değilim</b> (A&#8217;raf/188).</font></font><br />
<b><font face="Times New Roman">KADER ÇEŞİDİ</font></b><br />
<br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">        Bir tür kader vardır ki; o kati hükme bağlanmış dua ve himmetle iptal edilemez. Nitekim rızk, evlilik ve ecelde olduğu gibidir. İster haram isterse helal yoldan insanın gıdalandığı her şey rızktır. Dolayısıyla rızk vardır, haktır ve beşeriyete Allah&#8217;ın ezeli takdiri üzerine pay edilir. Rızk farklılıkların olması imtihan ve kulu sınama içindir. Zira Allah merhamet sahibidir, kâfirlere bile bu rızk nimetinden verilir. </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">         Kaderin bir türü de var ki, bazı sebeplere bağlanmış. Ki; buna <b>kaza-i muallâk</b> da denir, hatta dua, himmet ve sadaka da bu kapsama girer.  Mesela çocuk sahibi olmak isteyen önce evlenip cinsel ilişkiye girmeli,  nasipte varsa erkek-kız hangisi olacaksa ona razı olmalıdır.  Hiç çocukda olmayabilir veya geç olabilir,  bütün bunlar kader konusudur.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">        Kulun başına ya iyilik,  ya kötülük, ya sıhhat, ya da hastalık gelebilir. Elbette hastalık kaderdir, ama tedavi olmak da kader. Acıkmak kader,  ama rızık aramakda kader, günahlarda kader ama sakınmakda kader. Efendimize sordular:</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman"> &#8212;Ya Rasulullah! Biz hasta olunca ilaç alıyoruz, şifa için okunuyoruz, bunlar Allah&#8217;ın </font></font><br />
<font face="Times New Roman"><font size="3">kaderine mani olur, bize bir fayda verir mi?</font></font><br />
<font face="Times New Roman"><font size="3">Efendimiz(s.a.v):</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">            &#8212;Onlarda Allah&#8217;ın kaderindendir (Tirmizi) buyurdu.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">            Rasululah (s.a.v): <b>Sana fayda verecek şeyin peşine düş ve ulaşmak için Allah&#8217;tan yardım iste, sakın acizlik gösterme, Başına bir durum gelince: Keşke şöyle yapsaydım şöyle olurdu deme. Fakat: Bu Allah&#8217;ın takdiridir, O dilediğini yapar de. Çünkü keşke türü hayıflanmalar şeytana kapı açar, söyleyeni zarara sokar </b>(Müslim).</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">        Rasulüllah; <b>Bir kötülük işlediğin zaman hemen ardından bir iyilik yapki o temizlensin </b>(Tirmizi).</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">        Hz. Ömer Şam&#8217;a yola çıktığında sınırda Ebu Ubeyde b. Cerrah karşıladı:</font></font><br />
<font face="Times New Roman"><font size="3">&#8212;Ya Ömer! Şamda ciddi bir veba hastalığı var dedi. Bunun üzerine Halife Ömer derhal </font></font><br />
<font face="Times New Roman"><font size="3">arkadaşlarıyla istişare edip geri dönmeye karar verdi. Bu durum Şam Valisinin taaccübüne giderek;</font></font><br />
<font face="Times New Roman"><font size="3">&#8212;Allah&#8217;ın kaderinden mi kaçıyorsun?</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">         Hz. Ömer (r.anh):</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">       &#8212;<b>Evet,</b> <b>Allah&#8217;ın kaderinden yine Allah&#8217;ın kaderine rücu ediyorum</b> dedi. İlaveten:</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">      &#8212;Senin bir grup deven olsaydı, bir tarafı otlu, diğer tarafı çorak olan bir derenin hangi tarafında otlatırdın? Eğer meralı yerden otlatırsan develerin doyurmuş olup Allah&#8217;ın kaderiyle gütmüş olursun, çorak tarafa yönlendirsen develerini aç bırakır yine Allahın takdiriyle gütmüş olursun. İkisi de kader, fakat sonuçları farklı.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">         Tam bu soru cevaplı konuşmalar bitmek üzere iken Abdurrahman b. Avf yanlarına geldi dedi ki:</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">       &#8212;<b>Ben Allah Rasulünden</b>; <b>Bir yerde veba hastalığının bulunduğunu işittiğinizde oraya gitmeyin. Bulunduğunuz yerde veba görülünce de oradan kaçarak başka yere çıkmayın</b> sözünü duydum. Bu hadis-i şerif işitince Halife Hz. Ömer (r.anh) Allah&#8217;a hamd ederek Medine yoluna koyuldu.</font></font><br />
<br />
<b><font face="Times New Roman">YARATMAK AYRI FİİLİ İŞLEMEK AYRI</font></b><br />
<br />
<br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">       Allah hayrı yaratır, ama şerri yaratmaz demek yanlış, kötülüğü işlemek ayrı şey, yaratma başkadır. İyi kötü bize göredir.  Evet! Allah dilese idi herkes imana gelirdi, ancak herkesin hidayete gelmesini irade etmemiş, imtihan gereğidir çünkü. Allah güç ve takat vermese kul ne hayır ne de şer işleyebilir, kul için eylem vardır ama fiilin yaratıcısı değildir, yani yapıcısıdır. İnsanda cüzi irade verilerek birçok şeylerle desteklenmiş, hatta gerek peygamber,  gerek melek gerek kitap ve gerekse akıl ile hayra giden yol gösterilmiştir. Anlaşılan odur ki Allah&#8217;ın fiili ile kul&#8217;un fiili aynı şeyler değildir. Yine fiili yaratmak başka fiili işlemek başkadır. Hayır ve şerrin Allah&#8217;tan olduğuna inanmak kaderdir. Çünkü kaza ve kader Allah&#8217;ın ezeldeki sıfatlarıdır. Kader-i ilahi gereği hayırlı işlerde Allah hoşnut olur, kötü eylemlerde Rabbül Âleminin dilemesi vardır, ama kesinlikle kötülüğe rızalığı yoktur. </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">      Allah bazılarına ikram eder, sever, seçer ve hidayet verir,  tercih O&#8217;nundur, bazılarından da ilahi yardımı keser, kulların kalbini bağlar, kalbi mühürler ya da şeytanla baş başa bırakır, bu durum adaletin gereğidir. Dahası Kader-i ilahiye imtihan sırrıdır, o alanda bize laf düşmez, hiç kimse otoriter değil de.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">       Kader konusunda Cebriye akımı kula tercih hakkı tanımaz. Kaderiye akımı da bunun tam tersi Allah kuluna karışmaz der. Ehlisünnet ekolü ise hem kaderi hem de ilahi takdiri esas alır, Allah kulun tercihine göre fiillerini yaratır der. Zira böyle olmasaydı cebir olurdu, yani kâfir zorla inkâr etmiş olurdu ki;  Allah zulümden münezzehtir, hiçbir kuluna zulmetmez. Allah; <b>Sizin hayır gördüğünüz şeylere şer, şer gördüğünüz şeylerde hayır olabilir. İşin aslını ve hayırlısını siz bilemezsiniz</b> (Bakara,216) buyuruyor çünkü.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">       İnanan insan rızık endişesi taşımaz, sabreder, yine iyilikleri kendinden bilmez ümit ve korku halinde yol çizer kendine, günah işleyene lanet okumadığı gibi, hak yola çağırır nasiplensin diye. </font></font><br />
<br />
<font face="Times New Roman"><b>ÜÇ KANUN</b></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">       Allah&#8217;ın üç kanunu var: Birincisi Ata kanunu, ikincisi Kaza kanunu, üçüncüsü de Kader kanunudur. Ata;  kazayı,  kaza da kader kanununu bozabilir.  Bazen uhrevi cezalar Allah&#8217;ın Ata kanunuyla iptal edilebilir, böylece kaza&#8217;nın bozulmasıyla da kaderde otomotikmen değişikliğe uğramış olur. </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">       Bir sufi kayıtsız şartsız teslim olduğu,  önder bildiği bir zata öyle bağlanır ki zaman içerisinde muhabbeti doruğa ulaşır ve keşfi açılır. Bir gün bir sofi merak eder kendi kendine der ki:</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">       &#8212;Bir bakayım Mürşidimin maneviyattaki makamı ne, baktığında ne görsün muhabbet beslediği mürşidi şaki yazılmış. Bu yazıyı gördükten sonra artık mürşidi ile ilgilenmez ve bu durumu mürşidinin gözünden kaçmaz. Bu sefer mürşidi merak eder:</font></font><br />
<font face="Times New Roman"><font size="3">&#8212;Oğul sana ne oldu, eskisi gibi değilsin? </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">    Cevap verir:</font></font><br />
<font face="Times New Roman"><font size="3">&#8212;Maneviyattaki makamına baktım şaki yazılı ondan dedi.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">      O zat der ki:</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">      &#8212;Bak evladım,  Sen o yazıyı daha yeni görüyorsun, ben ise yedi senedir o yazıyı gördüğüm halde zerre miskal Allah&#8217;a itaat etmekten geri durmadım ve ümidimi kesmedim buyurarak anlamlı mesaj vermiş oldu.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">     Velhasıl; Allah dilerse Ata kanununda yazılan Şaki&#8217;yi Mutiye çevirebilir. Nitekim Yunus; bunun için kahrında hoş lütfunda hoş demiş.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">     Vesselam.</font></font><!-- google_ad_section_end --></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.forumsancak.com/sizin-kaleminizden/">Sizin Kaleminizden</category>
			<dc:creator>dedekorkut1</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.forumsancak.com/sizin-kaleminizden/12798-kader-i-ilahiye.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>DÜNYA EVİNDEN MAHŞERE</title>
			<link>http://www.forumsancak.com/sizin-kaleminizden/12797-dunya-evinden-mahsere.html</link>
			<pubDate>Sun, 15 Aug 2010 16:04:30 GMT</pubDate>
			<description>*DÜNYA EVİNDEN MAHŞERE* 
 
 
*ALPEREN GÜRBÜZER* 
 
 
 
          Kıyamet aynı zamanda beklenen saat demektir. Tıpkı dünyadaki  insanoğlu gibi misafir...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><!-- google_ad_section_start --><b><font face="Times New Roman"><font size="7">DÜNYA EVİNDEN MAHŞERE</font></font></b><br />
<br />
<br />
<div align="right"><div align="right"><b><font size="3"><font face="Times New Roman">ALPEREN GÜRBÜZER</font></font></b></div></div><br />
<br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">          Kıyamet aynı zamanda beklenen saat demektir. Tıpkı dünyadaki  insanoğlu gibi misafir durumda, yani dünyanın miadı Adem (a.s)&#8217;dan kıyamete dek yedinci bin senedir. Allah Rasulü altıncı binin sonlarında âleme şeref vermek üzere geldiğine göre beklenen saat binbeşyüzü geçmeyecek. Allahü Teala, Bu kıyamet ne zaman kopacak diye soranlara;  <b>De ki; Herhalde çok yakında!</b> (Ahzab 35, Şura 17&#8211;18) diye beyan buyurmuştur. Hz. Enes anlatıyor: birisi Hz. Peygamber&#8217;e geldi dedi ki:</font></font><br />
<font face="Times New Roman"><font size="3">&#8212;Ey Allah&#8217;ın Rasulü! Kıyamet ne zaman kopacaktır?</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">         Efendimiz (s.a.v):</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">         &#8212;<b>Hay<b> yazık sana sen kıyamet için ne hazırladın </b></b>diye sordu.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">          Adam:</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">          &#8212;Öyle fazla bir ibadet ve taatım yoktur, fakat ben Allah ve Rasulünü seviyorum diye cevap verdi. O zaman Efendimiz (s.a.v):</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">          &#8212;<b>O halde</b> <b>siz<b> sevdiklerinizle beraber olacaksın</b></b> buyurdu.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">          Oradakiler:</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">          &#8212;Evet, buyurdu (Buhari).</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">          Yüce Rabbimiz; <b>O gün mal ve evlatlar sahibine fayda vermez. Fayda verecek tekşey kalbi selimdir</b> (Şuara 88&#8211;89) buyurdu.</font></font><br />
<br />
<b><font face="Times New Roman">İLK ALAMETLER</font></b><br />
<br />
<br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">        Kıyametin ilk alametlerini ehlisünnet âlimleri; </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">        &#8212;Peygamberimizin bu dünyadan ayrılması, </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">        &#8212;Cehaletin yayılması, </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">        &#8212;Fakir insanların para kazanma ve yüksek binalar yapmada yarışması, </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">        &#8212;Fitnelerin yayılması, </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">        &#8212;Zina türü fuhuş şeylerin aleni olması, </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">        &#8212;Doğan çocuğun nesebinin bilinmemesi, </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">        &#8212;Kadınların çoğalması, </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">        &#8212;Müslümanların birbirlerine düşman kesilmesi, </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">        &#8212;Zalim insanların iş başına gelmesi, </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">        &#8212;Emanetin ehline verilmemesi, </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">        &#8212;Zelzele-deprem gibi sarsıntıların çoğalması, </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">        &#8212;Ahlaki değerlerin zayıflaması, </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">        &#8212;Dünya malına tapılması, </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">        &#8212;Yalancı peygamberlerin türemesi, </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">        &#8212;Camilerin garip kalması, </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">        &#8212;Kur&#8217;anın duvarlara asılı kalması, </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">        &#8212;İnsanın sabah evinden Müslüman çıkıp,  akşama kâfir olarak dönmesi ya da tam tersi olması, </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">        &#8212;İnsanın yaptıkları ve söyledikleri yüzünden imanını kaybetmesi veya bundan da haberdar olmaması vs. diye sıralarlar.</font></font><br />
<br />
<b><b><font size="5"><font face="Times New Roman">BÜYÜK ALAMETLER</font></font></b></b><br />
<br />
<br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">        Kıyametin son alametleri, ashaptan Huzeyfe b. Üseyd el Gıfari (r.anh) anlatıyor:</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">        Biz oturmuş konuşuyorduk, Allah Rasulü yanımıza geldiğinde kıyamet hakkında konuştuğumuzu söyledik. Buyurdular ki;</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">         Şu on şey ortaya çıkmadan kıyamet kopmaz:</font></font><br />
<b><font size="3"><font face="Times New Roman">&#8212;Büyük bir duman insanları saracak,</font></font></b><br />
<b><font size="3"><font face="Times New Roman">&#8212;Deccal çıkacak,</font></font></b><br />
<b><font size="3"><font face="Times New Roman">         &#8212;Dabbetül Arz denen hayvan çıkıp insanların yüzüne Mü&#8217;min veya kâfir olduğunu söyleyecek,</font></font></b><br />
<b><font size="3"><font face="Times New Roman">&#8212;Güneşin batıdan doğması,</font></font></b><br />
<b><font size="3"><font face="Times New Roman">&#8212;İsa&#8217;nın gökten inmesi,</font></font></b><br />
<b><font size="3"><font face="Times New Roman">&#8212;Yecüc Mecüc taifesinin çıkıp etrafa yayılması,</font></font></b><br />
<b><font size="3"><font face="Times New Roman">&#8212;Batıda bir bölgenin yerin dibine batması,</font></font></b><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman"><b>         &#8212;Doğu da bir bölgenin yerin dibine batması, Aden bölgesinden bir ateşin çıkıp, insanları mahşere sürmesi </b>(Müslim, Fiten 128, Ebu Davud, Melahım,3, Tirmizi, Fiten 21).</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">Ayrıca <b>Arap yarımadasından bir bölgenin yerin dibine batması, hakeza Hz. Mehdi çıkacaktır, yedi sene adaletle hükmedip Hz. İsa ile buluşacak, Deccalı öldürmede Hz. İsa&#8217;ya yardımcı olacaktır. Fakat Hz. İsa ve Mehdi vefat ettikten sonra yeryüzü tekrar küfre gark olacak, zulüm tekrar istila edecek, böylece Allahü Tela&#8217;nın Yemen tarafından göndereceği yumuşak ve hoş bir rüzgârla hayatta olan bütün Mü&#8217;minlerin ruhlarını kabz edecek, dolayısıyla kıyamet kâfirlerin ve şerli insanların üzerine kopacaktır </b>(Müslim).</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">        Seyda Hz.leri (k.s); &#8216;Kıyametin küçük alametleri zahir olmuştur, hatta kıyametin büyük alametleri vardır ve haktır. Dumanın, Mehdi&#8217;nin ve Deccal&#8217;in çıkması, İsa (a.s)&#8217;ın inmesi, Yecüc ve Mecüc&#8217;ün, Dabbetül Arz&#8217;ın çıkması, Kur&#8217;anın silinmesi ve Kâbe&#8217;nin yıkılması gibi kıyametin büyük alametlerindendir. Artık ahir zamandayız, kıyamet arasındayız, çünkü sadece büyük alametler kalmıştır&#8217; diye buyurmaktadır. </font></font><br />
<br />
<b><font face="Times New Roman">MEHDİ VE DECCAL</font></b><br />
<br />
<br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">         Büyük alametlerin ilki Mehdi&#8217;nin gelmesi ile başlayacak.  Mehdi&#8217;nin ismi Muhammed, babasının adı Abdullah&#8217;tır.  Kendisi ehli beyit&#8217;ten olup küçük burunlu, dişleri parlak ve seyrek, sakalı sık, uylukları uzun, teni arap renginde, kaşı kavislidir. O aynı zamanda misafirperverliğin yanısıra,  karşı gelene de haddini bildirip öldürecek, mezhepleri iptal edip dinden başka da mezhep kalmayacak. O yeryüzü zulüm kapladığı zaman insanlığa kurtuluş olarak gelecek elbet. O Kudüs&#8217;ü Şerif&#8217;e hicret ederek bidatleri ortadan kaldırıp sünneti ihya edecek, derken Zulkarneyn ve Süleyman (a.s) gibi dünyaya hâkim olacak bir velidir. </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">        <b>Şu muhakkak ki ahir zamanda mağrip memleketinin en uzak mevkiinden Mehdi denen bir zat çıkacak, o günde insanlar her taraftan ve her yerden gelerek Mekke&#8217;de Rüknü Yemame ile Makam-ı İbrahim arasında ona tekrar biat edecekler, hâlbuki Mehdi insanları kendisine mağripte yaptıkları biattan sonra ikinci bir biatlaşmayı hoş görmeyecektir</b> (hadis).</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman"><b>           Mehdi benim neslimdendir. Alnı geniş ve açıktır. Doğan ve çekme burunludur (</b>hadis).</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman"><b>           İmam Mehdi çıkıştan itibaren yeryüzünde yedi yıl hükümdar olarak kaldıktan sonra vefat edecektir. Müslümanlardan namazını kılıp defnedecektir</b> (hadis). </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">        <b>.. kıyamet günü olunca ben ve İsa, Ebubekir ile Ömer&#8217;in arasında olarak bir mezarlıktan kalkacağız</b> (hadis).</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman"><b>          Eğer İsa hayatta olsa, onun için bana uymaktan başkası caiz değildir.</b>(hadis)</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">İşte bu ve buna benzer pek çok konuda hadisler kıyamet alametlerinin olabileceğine dair ışık veriyor.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">Allahü Teala; <b>İsa&#8217;nın inişi kıyamet alametlerindendir</b> (Zuhruf/61) buyuruyor. İsa (a.s) yeryüzüne indiğinde Mehdi&#8217;ye yardım edecek. Haç&#8217;ı kıracak, domuzu öldürecek, cizye vergisini kaldıracak, mal-servet çok olacak, hatta İslam&#8217;dan başka milletler yok olacak, Deccal&#8217;i helak edecek, yeryüzü güven içerisinde olacak.<b>Nitekim</b> bu konuda hadis-i şerifler:</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">         <b> Âdem den sonra yeryüzünde Deccalın giremediği hiçbir yer kalmaz. Ancak Mekke, Medine, Beytül Makdis ile Tur dağı müstesnadır. Çünkü Melekler Deccal&#8217;ı tard edip bu yerlere sokmazlar.</b></font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman"><b>             Onu İsa (a.s) öldürecektir. Allah Deccali (</b><b>Şam ile Taber&#8217;ye arasında mevki olan</b><b>), Efik (</b><b>Şam beldelerinden havran ile pur arasında bir köy</b><b>) yokuşu yanında öldürüp helak eder.</b></font></font><br />
<b><font size="3"><font face="Times New Roman">         Âdem (a.s)&#8217;ın yaratılmasıyla kıyametin kopması arasında Deccalden daha büyük fitneli hiçbir mahlûk yoktur. Hiçbir Peygamber yoktur ki, ümmetini ondan korkutmuş olmasın.</font></font></b><br />
<b><font size="3"><font face="Times New Roman">           O, Hulle&#8217;den Şam ile Irak arasında bir yoldan çıkacaktır. Sağında ve solunda orduları bulunacak, yeryüzünü ifsada çalışacaktır. Önünde yetmişbin İsfahan Yahudisi bulunacak.</font></font></b><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman"><b>           O (</b><b>Deccal<b>) kırk gün kalacaktır. Ancak bir günü bir sene gibi olacak. Bir günü bir ay, bir günü bir hafta gibi olacak. Diğer günleride sizin günleriniz gibi olacak. </b></b>Bu hadisi zikredince Sahabe sordu<b>:</b></font></font><br />
<b><font size="3"><font face="Times New Roman">         &#8212;Ya Rasulullah! Bir sene kadar olacak o günde bize bir günün namazı yetecek mi? </font></font></b><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">Buyurdular ki<b>: </b></font></font><br />
<b><font size="3"><font face="Times New Roman">         &#8212;Hayır, o gün için miktar ayırın dedi.</font></font></b><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman"><b>           ... Deccal çıktığı zaman, üç defa öyle bağırışla nara atar ki, onun sesini maşrik ile</b> <b>mağrip halkının hepsi işitir.</b></font></font><br />
<b><font size="3"><font face="Times New Roman">            O Peygamber olduğunu iddia edecek, O ise benden sonra Peygamber gelmeyecektir. O Rab olduğunu söyleyecek, hâlbuki siz ölmedikçe Rabbinizi göremiyeceksiniz. O şaşıdır, Rabbınız şaşı değildir, onun iki gözü arasında kâfir yazılıdır. Okumasını bilende bilmeyende bunu rahatlıkla okuyacak.</font></font></b><br />
<b><font size="3"><font face="Times New Roman">            Onun cenneti cehennem, cehennemi ise cennettir. Her kim onun cehennemiyle karşı karşıya kalırsa Kehf suresinin başlarını okusun. O cehennem ona soğuk ve selamet bir hale inkılâp eder. Tıpkı İbrahim (a.s) hakkında olduğu gibi. Onun daha birçok şöyle şöyle fitneleri olacak.</font></font></b><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">      Hadis-i şeriflerdende anlaşıldığı üzere İsa (a.s)&#8217;ın inmesiyle adalet sağlanacak, öyle ki kurtla koyun birarada dolaşacak,  fakat bu emniyet kırk senelik ömrünün akabinde son bulcak.</font></font><br />
<br />
<div align="center"><div align="center"><b><font face="Times New Roman">YECÜC MECÜC</font></b></div></div><font size="3"><font face="Times New Roman">      Yecüc- Mecüc Hz. Nuh&#8217;un Yafes neslinden, birer ikişer karış boyunda olan fitne kabileleri olup her tepeden yeryüzünü işgal ettikleri kanaatine vardıklarında gök ehlini öldürdüklerini sanacaklardır.<b> Onlar dediler ki; Zülkarneyn hakikat Yecüc ile Mecüc bu yerde fesat çıkaran kabilelerdir. Bizim ile onların arasında bir set yapma bir vergi verelim mi? </b>(Kehf/49), <b>Nihayet Yecüc ve Mecüc&#8217;ün seddi açıldığı zaman, onlar her tepeden hücum ederler ve hak olan vaad, kıyamet yakın olur </b>(Enbiya/96&#8211;97).</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">          Onlar öyle sansın Allah çekirge sürü misali üzerlerine mikroplar yağdırıp sağanak sağanak yok edecek. </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">          Dabbatül Arz ise hadis-i şeriflerde Mekke&#8217;nin Ecyat adı verilen topraklardan çıkacak olan kuyruksuz, tüylü ve ayakları olan garip bir hayvan olarak nitelenir. <b>O sözün manası (</b><b>gazabı)<b> kendileri aleyhinde vukua geldiği zaman yerden bunlar için bir Dabbe çıkarılır. Ki bu, hayvan onlara, insanların ayetlerinde kati surette inanmaz olduklarını, onlarla konuşur </b></b>(Neml/82).</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">         Âlimlerimiz hadisi şeriflerin ışığında ahir zamanda Kuran&#8217;ın kalp ve mushaflardan silineceği aynı zamanda Kâbe&#8217;nin yıkılacağını belirtiyorlar ve haktır. </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">         Yine güneşte kıyamet alemetlerinden olup batıdan doğacaktır.<b>Çünkü</b> Rabbül Âlemin<b> <b>&#8220;Güneşle ay bir araya getirildiği zaman&#8221; </b></b>(Kıyamet/19) beyan buyuruyor. <b>Kıyametin kopmasına yakın güneş battığı yerden doğunca gökyüzünün ortasına kadar yükselip sonra geri dönecek ve tekrar doğu tarafından doğacaktır </b>(hadis). Bu hadisten hareketle geri dönmekten öğlenin vaktinin girdiği anlaşılır. Güneşin batıdan doğmasıyla,  gece üç gece uzunluğunda olacak fakat insanlar farketmeyecek, ancak geçtikten sonra farkedecekler,   bu durumda beş vakit namazın kazası lazım gelecektir. Zira burada fazlalık iki gecedir. Yani bu iki gece bir günle bir gece yerine sayılacaktır, dolayısıyla bu geçen süre için beş vakit namaz vardır.</font></font><br />
<br />
<b><font face="Times New Roman">BERZAH ÂLEMİ</font></b><br />
<br />
<br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">            Bu Ümmet-i Muhammed&#8217;e ekseriya yetmiş yaşında ölüm-hak vaki oluyor, yüz yaşını aşan çok az. Allahü Teala önce emaneti göklere, yerlere ve dağlara verdi ama üstlenmediler. İnsan ise üstleniverdi,  böylece Allah insanı kendine halife seçti.  Bu yüzden insanoğlu hem dünya, hem kabir hemde ahirette sürekli muhatap kılınmış. Dünyada iken nasıl beşeri münasebetlerde bulunuyor idiysek buna benzer bir durumla mü&#8217;minlerin ruhları kabirde birbirlerini ziyaret edeceklerdir. Her âlemin hayat süreci olduğu muhakkak...</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">    Kabir hayatına berzah alemide denir. İnsanın cesedi toz veya kül olsada, ya da tamamen ortadan kaybolsa bile her şekilde kabir suali vardır. Allah dağılan parçaları, hatta zerreleri toplayacağını buyurmakta çünkü... Kabir azabı çeken mevta, toprağa karışan bedeni ruh ile bitişik sayıldığından hem beden hem de ruh elem duyarlar. Dediler ki; </font></font><br />
<font face="Times New Roman"><font size="3">&#8212;Ya Rasululah! Cesette ruh olmadığı halde et nasıl acı duyar, sızlanır.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">      Buyurdular ki;</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman"><b>&#8212;Senin, diş&#8217;inin acıdığı gibi acı duyar, hâlbuki diş&#8217;inde ruh yoktur! Şüphesiz kabrin sıkıştırması vardır. </b><b>Nitekim</b> Allah (c.c);<b> Biz onlara büyük azaptan başka daha hafif bir azabı tattıracağız </b>(Secde/21) buyurmakta.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">         Resulü kibriya, <b>Kabir<b> azabından Allah&#8217;a sığınırım</b></b> buyurdu. Bazı kimselerden kabir suali kaldırılır. Hatta sıddıklar, şehitler, nöbet tutanlar, her gece mülk ve secde surelerini okuyanlar, taun, kanser, kesilmeyen ishal, ölümcül hastalığa sabredip ölenler, hatta cuma gecesi vefat edenlerden de sual kaldırıldığı gibidir. Fakat insanlar arasında söz götürüp getiren, idrardan sakınmayan, taharetini temiz tutmayanlar kabir azabına düçar olurlar.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">        Peygamberlerin cesetleri toprak çürütmez hatta şehit ve evliya-i kiramında.. İnsanların çürür ancak kuyruk sokumunda var olan eğe kemiği denilen kemik çürümez, zaten ilk yaratılış onun üzerinde, dirilişde onunla olacak.</font></font><br />
<br />
<b><font face="Times New Roman">MAHŞER</font></b><br />
<br />
<br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">          Kıyamet İsrafil&#8217;in üflemesi ile hamile kadın çocuğunu düşürür, herkes sarhoşlaşarak korku içinde; Bu yere ne oluyor deyip durur. Haşir toplanmak manasınadır, yani Allahın huzurunda bulunmak demek. İsrafil ikinci kez üfürmesiyle başlar haşir. Üfürmeye Nefha&#8217;da denilir. Sur&#8217;un sesini duyan mahlûkat arasat meydanında toplanacaklardır. Rabbimiz; <b>Sonra Sur&#8217;a ikinci kez üfürülür, birde bakarsın ki herkes kabrinden kalkmış ne olacağını bekliyor </b>(Zümer 68).  <b>Hepinize ölüm sarhoşluğu gerçekten gelir. O zaman size: Ey İnsan işte bu, senin kaçıp durduğun şeydir denir.. Herkes yanında şahitlik yapacak birlikte mahşere gelir.. Herşeyi net görürsün </b>(Kaf, 19&#8211;22) beyan buyurmakta. Yine Allah Teala;  İnsanlardan başka melekler, hayvanlar, şeytanlar ve cinlerde mahşerde toplanacağını (Enam 38),  Kabirden kalkış ve mahşere geliş esnasında insanların çıplak, yalın ayak ve sünnetsiz geleceğini, herkesin grup grup, sınıf sınıf, bölük bölük sevk edileceğini (Kahf 48, Nebe 8),  mahşerde herkes dünyada tanışıp sevdiği imamı (önderi) ile birlikte geleceğini,  Hz. Peygamberin Liva&#8217;ül hamd sancağın altında, bu imamlar ile birlikte geleceğini ve dostlukları sırf dünyalık üzerine kuranların birbirlerine lanet okuyacaklarını (Sebe31&#8211;33, Ahzab 67&#8211;68)  haber vermiştir...</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">         Resulü Ekrem ilk cennete girecek elçidir (Buharı). Efendimiz insanların üç halde mahşere yaya, binekli, yüzüstü sürünerek sevk edileceğini ve ümmetini abdest azalarında parlayan nurdan tanınacağını bildiriyor. Nitekim Rabbül Âlemin; <b>Onların dönüşü bizedir, hesaplarını görmede bize aittir </b>(Gaşiye 25&#8211;26) buyuruyor. </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">       Şirk koşanlara şirk koştuğunuz kimselere yalvarın denilecek ilk sorgu iman ve namazdan olacak, sonra mizana en güzel ahlak konacak, dört şeyden hesap sorulacak; ömrünün nerede tükettiği, gençliği nerede geçirdiği, malını nasıl ve nerelerde harcadığı, ilmi ile amel edip etmediği (Tirmizi) diye. Çocuk ve delilere hesap ve azap yoktur, onlar doğrudan cennete gireceklerdir. İtiraz edenlerin uzuvları şahit olacak, cehennemlik bir kimsenin üzerinde cennetlik birisinin hakkı olsa onu ödemeden cehenneme giremeyecektir,  bundan dolayı kul hakkına dikkat etmelidir. Rasulüllah (s.a.v); <b>Kimin, müslüman kardeşinde zulmen alınmış bir hakkı varsa, paranın bulunmayacağı kıyamet gününden evvel, onunla helalleşsin, helalleşmeden önce ölürse zulmettiği kadarı alınıp mazluma verilir. Eğer zalimin iyiliği yoksa mazlumun kötülükleri alınıp o zalime yüklenir</b> diye buyurdular. Demek ki hasımlaşmak sevap almak ya da vermek şeklinde ödeştirilecek. Hayvanların arasında da hesaplaşma söz konusu olup kısas uygulanacak, boynuzsuz koyun boynuzludan hakkını alacağı gibi haklar ödeştirilecek, sonra toprak olun denilecek: Toprak olduklarını gören kâfirler onlara imrenip; <b>Keşke bizde toprak olsaydık</b> (Nebe:40) diyeceklerdir. Kıyamet gününde Arş, Kürs, Levh, Kalem, Cennet, Cehennem ve ruhlar yok olmayacak, hepsi ebedül ebed var olacaklardır.     </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">        Cennet ve cehennem yaratılmış olup,  şuanda hazır durumdalar. Zira Hz. Rasululah Miraç&#8217;ta cenneti ve cehennemi görmüştür. Cennet sekiz, cehennem yedi tabakadan ibaret olup her ikiside ebedidir, son bulmazlar. Cennet yukarda cehennem ise alttadır. Cennetin en büyük nimeti Allahın Cemal&#8217;ini seyretmek olacak, birde Rasulullah&#8217;a komşu olmaktır. Cennet&#8217;in kapıcısına Rıdvan, hizmetçilerine ise Huri ve Gılman adı verilir. Dünyada karı-koca olanlar cennette de beraber olacak,  kocası olmayanlar cennet ehli olan kimselerle evlenecekler. Cennette ihtiyarlanmak yok, gayret ve çalışma yok, orası keyf ve rahatlama yeridir. Cehennemde ise eriyen vücut yeniden yaratılıp azap taze tutulacaktır.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">         Demek ki ahiret, diriliş, mizan hepsi hak..  Mizan kurulduğunda cehennem ateşin dehşetini gören peygamberler bile yönünü Arş&#8217;a çevirip; Nefsi nefsi diye feryat edecekler, sadece Habib-i Kibriya ümmeti ümmeti diyecek. </font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">          Velhasıl kelam; Rabbül Âlemin<b>; Kıyamete amel defteri sağ eline verilen kolay bir hesap ile hesap görecektir ve sevinçli olacak ehline dönecektir. Fakat kitabı arka taraftan verilen artık helak diye bağıracaktır ve cehenneme girecektir. Çünkü o evinde sevinçli ve keyifli idi </b>(İnfak/7&#8211;13), <b>Kıyamet gününde adaletle tartacak olan tartı aletleri koyacağız </b>(Enbiya/147) diye buyuruyor.</font></font><br />
<font size="3"><font face="Times New Roman">          Vesselam.</font></font><!-- google_ad_section_end --></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.forumsancak.com/sizin-kaleminizden/">Sizin Kaleminizden</category>
			<dc:creator>dedekorkut1</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.forumsancak.com/sizin-kaleminizden/12797-dunya-evinden-mahsere.html</guid>
		</item>
	</channel>
</rss>
